15 Temmuz 2016 darbe girişiminin en kritik figürlerinden biri olan ve FETÖ'nün 'Hava Kuvvetleri imamı' olarak bilinen Adil Öksüz, darbe planlamasında üstlendiği kilit rolle dikkat çekiyor. Akıncı Üssü yakınlarında yakalanan Öksüz, gözaltına alındıktan sadece 21 dakika sonra serbest bırakılırken, '34 SIR 49' plakalı araçla izini kaybettirdi. Firari FETÖ lideri Fethullah Gülen ise kırmızı bültenle aranıyor.
Adil Öksüz kimdir?
Adil Öksüz, FETÖ'nün askeri yapılanması içinde 'Hava Kuvvetleri imamı' olarak görev yapıyordu. Darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü'nde bulunan Öksüz, darbenin sevk ve idaresinde kritik bir rol oynadı. Öksüz'ün darbe planlamasında 'Namık' kod adını kullandığı belirtiliyor.
21 dakikalık gözaltı süreci
Darbe girişiminin ardından Akıncı Üssü yakınlarında gözaltına alınan Adil Öksüz, emniyetteki işlemlerinin ardından sadece 21 dakika sonra serbest bırakıldı. Bu kısa süreli gözaltı, soruşturmanın seyrini değiştiren bir dönüm noktası oldu. Öksüz'ün serbest bırakılmasının ardından '34 SIR 49' plakalı araçla izini kaybettirmesi, olayın üzerindeki sis perdesini daha da kalınlaştırdı.
Kırmızı bültenle aranıyor
Adil Öksüz hakkında Türkiye, uluslararası düzeyde kırmızı bülten çıkarttı. Firari FETÖ lideri Fethullah Gülen de benzer şekilde kırmızı bültenle aranıyor. Öksüz'ün darbe girişiminden sonra yurt dışına kaçtığı ve halen yakalanamadığı biliniyor.
Darbe girişiminin karanlık noktaları
Adil Öksüz'ün 21 dakikalık gözaltı süreci, darbe girişimi soruşturmasında en çok tartışılan konulardan biri. Bu kısa süreli gözaltının nasıl gerçekleştiği ve Öksüz'ün serbest bırakılmasına kimlerin karar verdiği hala netlik kazanmış değil. FETÖ'nün kara kutusu olarak nitelendirilen Öksüz, darbenin planlayıcıları arasında en kritik isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bağımsız değerlendirme
Adil Öksüz'ün darbe girişimindeki rolü ve ardından yaşananlar, Türkiye'de 15 Temmuz sürecinin birçok bilinmeyeni olduğunu gösteriyor. 21 dakikalık gözaltı ve serbest bırakma süreci, devletin o geceki kriz yönetimindeki zaafları ortaya koyarken, FETÖ'nün ne kadar derin bir yapılanma olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Öksüz'ün halen yakalanamamış olması, uluslararası iş birliğinin önemini vurguluyor.