Türkiye, yakın tarihinin en karanlık sayfalarından birini oluşturan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) devlet yapılanması içindeki ihanet ağını konuşuyor. A Haber'in özel dosyasında, örgütün faili meçhul cinayetlerden 15 Temmuz darbe girişimine kadar uzanan suç zinciri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesine kalkışan FETÖ, yıllar boyunca devletin kritik kurumlarına sızarak adeta bir gölge devlet inşa etti.
Örgütün devlete sızma stratejisi
FETÖ, 1980'lerden itibaren eğitim ve sivil toplum kuruluşları görüntüsü altında örgütlenmeye başladı. Özellikle 1990'larda polis, yargı, ordu ve bürokrasiye sızma faaliyetlerini hızlandıran örgüt, elemanlarını kariyer basamaklarında hızla yükseltti. Sınavlarda kopya, torpil ve kadrolaşma yoluyla devletin her kademesine yerleşen FETÖ üyeleri, zamanla kritik görevlere gelerek örgüte bilgi ve güç aktardı. Bu yapılanma, 2010 yılındaki Balyoz ve Ergenekon gibi kumpas davalarında açıkça görüldü.
Faili meçhuller ve karanlık bağlantılar
Örgütün insanlık suçları arasında faili meçhul cinayetler de yer alıyor. 1990'larda işlenen bazı faili meçhul cinayetlerin FETÖ'nün karanlık operasyonlarıyla bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Özellikle MİT tırlarının durdurulması, 17-25 Aralık operasyonları ve paralel devlet yapılanması, örgütün devlet içindeki gücünü gösteren önemli adımlardı. A Haber dosyasında, bu cinayetlerin örgütün itibar suikastleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
15 Temmuz: İhanetin zirvesi
FETÖ'nün en büyük ihaneti, 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirdiği başarısız darbe girişimi oldu. Darbe girişiminde 251 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı. A Haber'in belgeselinde, darbe gecesi örgütün TSK içindeki yapılanmasının nasıl harekete geçtiği, savaş uçaklarının Meclis ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni bombalaması ve halkın darbecilere karşı direnişi detaylandırılıyor. Darbe girişiminin ardından yapılan operasyonlarla FETÖ'nün devlet içindeki ağı büyük ölçüde temizlendi.
FETÖ'nün ihanet ağının ortaya çıkarılması, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde kritik bir dönüm noktası oldu. Ancak örgütün halen yurt dışındaki yapılanması ve yeni sızma girişimleri, güvenlik birimlerinin teyakkuzda olmasını gerektiriyor. Özgürlük ve adalet yolunda atılan adımlar, bu tür yapıların bir daha filizlenmemesi için kalıcı bir güvence sağlamalıdır.