FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi başarısız olunca örgütün ‘B planı’ devreye girdi. Soruşturma dosyalarında elde edilen bilgilere göre, FETÖ yöneticileri darbe girişiminin akamete uğramasının ardından ‘kontrollü darbe’ yalanını yaymaya başladı. Bu plan kapsamında, darbe girişiminin devlet tarafından kontrol edildiği ve aslında bir ‘darbe’ olmadığı iddiasının toplumda karışıklık yaratmak amacıyla kasıtlı olarak yayıldığı belirlendi.
Darbe girişimi sonrası örgütün yeni stratejisi
FETÖ’nün darbe girişimi başarısız olunca örgüt yöneticileri hızla yeni bir strateji belirledi. Buna göre, darbenin devlet eliyle yapıldığı veya en azından devletin izniyle gerçekleştiği yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldı. Soruşturma dosyalarında bu amaçla örgüt mensuplarının sosyal medyada ve çeşitli platformlarda ‘kontrollü darbe’ iddiasını yaygınlaştırdıkları tespit edildi.
Örgütün bu taktiği, toplumda kafa karışıklığı yaratmayı ve devlete olan güveni sarsmayı hedefliyordu. Ancak soruşturma makamları bu iddiaların asılsız olduğunu ve FETÖ’nün darbe girişimini meşrulaştırmak için bu yalana başvurduğunu ortaya koydu.
Algı operasyonu ve dezenformasyon
FETÖ’nün B planı kapsamında kullandığı bir diğer metot ise algı operasyonları oldu. Örgüt, darbe girişiminin ardından bazı medya organları ve sosyal medya hesapları üzerinden ‘darbenin aslında bir kurgu olduğu’ yönünde haberler yaydı. Bu haberlerde, darbe girişiminin başarısız olmasının nedeninin devletin darbeyi önceden bildiği ve kontrollü bir şekilde yönettiği iddia edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, bu iddiaları yayan kişilerin FETÖ ile bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturmada, örgütün bu tür dezenformasyon faaliyetleriyle halkın devlete olan güvenini zedelemeyi amaçladığı vurgulandı.
15 Temmuz’un ardından FETÖ’nün çöküşü
FETÖ, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin başarısız olmasının ardından büyük bir çöküş yaşadı. Birçok üst düzey örgüt yöneticisi yurt dışına kaçarken, Türkiye’deki yapılanma büyük ölçüde çökertildi. Ancak örgüt, B planı ile son bir çırpınış olarak toplumda karışıklık yaratmayı denedi.
Devlet yetkilileri, bu tür dezenformasyon girişimlerine karşı vatandaşların dikkatli olması ve sadece resmi kaynaklardan gelen bilgilere itibar etmesi gerektiğini sık sık vurguluyor. 15 Temmuz’dan bu yana FETÖ ile mücadele kapsamında binlerce kişi tutuklanırken, örgütün ekonomik ve askeri yapılanmaları da büyük ölçüde çökertildi.
Değerlendirme
FETÖ’nün ‘kontrollü darbe’ yalanı, örgütün darbe girişiminin başarısız olmasının ardından kendini aklamak ve toplumda kaos yaratmak için başvurduğu bir çaresizlik girişimi olarak görülmelidir. Türkiye, 15 Temmuz gecesi demokrasisine sahip çıkmış ve darbeye karşı tek vücut olmuştur. Bu tür iddiaların gerçeği yansıtmadığı, yapılan yargısal süreçlerle de ortaya konmuştur. Toplumun bu tür manipülatif girişimlere karşı bilinçli olması, demokrasimizin geleceği için büyük önem taşımaktadır.