15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik Marmaris'te düzenlenen suikast teşebbüsüne katıldığı belirlenen ve 10 yıldır kırmızı bültenle aranan FETÖ/PDY üyesi Burkay Karatepe, yurt dışında yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Karatepe emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Marmaris'teki suikast girişimi
Darbe girişimi gecesi, Marmaris'te tatil yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otele askeri birlikler tarafından operasyon düzenlenmiş, bu sırada çıkan çatışmada polis memuru Mehmet Çetin şehit olmuştu. Suikast timinde yer alan askerlerden bazıları olay yerinde yakalanmış, bazıları ise kaçmayı başarmıştı. Burkay Karatepe'nin de bu timde yer aldığı ve darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığı tespit edilmişti.
Yakalanma süreci
Karatepe, hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarılmasının ardından uzun süre aranmıştı. İstihbarat birimlerinin koordineli çalışması sonucu yurt dışında bir ülkede yakalanan terörist, iade sürecinin tamamlanmasının ardından Türkiye'ye getirildi. Hakkında 'Cumhurbaşkanına suikast', 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' ve 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçlarından işlem yapılan Karatepe, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Adli süreç devam ediyor
Burkay Karatepe'nin, daha önce haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen diğer suikast timi üyeleriyle birlikte yargılanacağı öğrenildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Karatepe'nin ifadesi alınırken, örgüt içindeki görevi ve bağlantıları hakkında detaylı bilgi vermesi bekleniyor.
FETÖ ile mücadelede kararlılık
Bu yakalama, devletin FETÖ ile mücadelesinin yurt dışına da taşındığını gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında bugüne kadar binlerce örgüt üyesi yakalanırken, kırmızı bültenle aranan firarilerin iadesi için diplomatik girişimler de sürüyor.
Yaşanan bu gelişme, darbe girişiminin üzerinden geçen on yıla rağmen adaletin sağlanması için yürütülen çabanın kararlılıkla devam ettiğini ortaya koyuyor. Suikast timinin bir üyesinin daha adalet önüne çıkarılması, hem şehitlerin hatırası açısından hem de hukukun üstünlüğü ilkesinin teyidi bakımından büyük önem taşıyor.