Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümüne hazırlanırken, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelede kritik roller üstlenen kadroların çeşitli gerekçelerle tasfiye edildiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle 2012 yılından bu yana örgütün deşifre edilmesinde ön saflarda yer alan emniyet, yargı ve istihbarat bürokrasisindeki isimlerin görevden alınması, 'tasfiye' endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Geçmişte FETÖ'nün kendi militanlarına kadro açmak için kumpas kurduğu hatırlatılırken, şimdi benzer bir 'yol temizliği' yapılıp yapılmadığı tartışılıyor.
Tasfiye İddiaları ve Kritik İsimler
Edinilen bilgilere göre, son iki yılda FETÖ ile mücadelede aktif görev alan bazı emniyet müdürleri, savcılar ve hâkimler, çeşitli soruşturmalar kapsamında açığa alındı veya görev yerleri değiştirildi. Bu isimlerin, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin bastırılmasında ve sonrasında yürütülen soruşturmalarda kilit roller oynadığı belirtiliyor. Özellikle, FETÖ'nün 'mahrem imam' yapılanmasını çökertmek için yürütülen operasyonlarda görev alan istihbaratçıların, son dönemde çeşitli gerekçelerle kadro dışına itildiği ifade ediliyor. Bazıları 'hizmet içi eğitim' adı altında merkeze çekilirken, bazılarının da 'görevde yetersizlik' iddialarıyla emekliye sevk edildiği öne sürülüyor.
FETÖ'nün Geçmişteki Kumpasları
FETÖ'nün devlet içindeki yapılanması, 2000'li yılların başından itibaren özellikle emniyet, yargı ve askeriye içinde örgütlenmiş; kendi militanlarını kritik pozisyonlara yerleştirmek için kumpas davalarıyla meşru muhalifleri tasfiye etmişti. Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk davaları bu sürecin en bilinen örnekleri olarak kayıtlara geçti. Örgüt, sahte deliller ve uydurma belgelerle masum insanları yıllarca cezaevlerinde tutmuş, kendi kadrolarını ise 'kahraman' ilan ederek yükseltmişti. Bu kumpaslar, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığına rağmen örgütün devlet içindeki uzantılarının hâlâ tam anlamıyla temizlenemediğini gösteriyor.
Mücadelede Yeni Dönem mi?
Hükümet yetkilileri, tasfiye iddialarının asılsız olduğunu ve FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü savunuyor. Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Hiçbir masumun mağdur edilmediği gibi, hiçbir FETÖ mensubunun da görevde kalmadığını' belirtilerek, yapılan atamaların 'liyakat' esasına göre gerçekleştirildiği ifade edildi. Ancak uzmanlar, FETÖ ile mücadelede 'tasfiye' yerine 'kadrolaşma' riskine dikkat çekiyor. Emekli istihbaratçılar, örgütün devlet içindeki kalıntılarının, mücadele eden kadroları yıpratarak kendi itibarlarını kurtarmaya çalıştığını, bu nedenle mücadelenin 'bağımsız bir komisyon' tarafından denetlenmesi gerektiğini savunuyor.
Yıl Dönümünde Artan Gerilim
15 Temmuz'un 10. yıl dönümüne sayılı günler kala, gerek muhalefet gerekse sivil toplum örgütleri, 'darbe girişiminin aydınlatılmadığı' yönünde eleştirilerini artırıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Darbe girişiminin arkasındaki siyasi irade hâlâ ortada değil. FETÖ ile mücadele adına yapılanların, iktidar tarafından kendi muhaliflerini susturmak için kullanıldığını görüyoruz.' şeklinde konuştu. İYİ Parti ve HDP'den de benzer açıklamalar gelirken, iktidar kanadı ise 'FETÖ'nün izini silmek için sonuna kadar mücadele edeceğiz' mesajı veriyor.
Yıl dönümünde yapılacak anma törenlerinin yanı sıra, 'şehitler' anısına düzenlenecek etkinliklerin, tasfiye endişelerini gölgede bırakması bekleniyor. Ancak uzmanlar, 'Türkiye'nin hâlâ FETÖ'nün gölgesinde yaşadığını' belirterek, gerçek bir hesaplaşma yapılmazsa benzer krizlerin tekrar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Değerlendirme
FETÖ ile mücadele, Türkiye'nin en hayati güvenlik meselelerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak mücadelenin, devlet içindeki çıkar çatışmalarının ve siyasi hesapların bir aracı hâline getirilmesi, toplumda haklı bir endişe yaratıyor. 15 Temmuz'un yıl dönümü, sadece demokrasiye sahip çıkmanın değil, aynı zamanda bu mücadelenin ne kadar adil ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğünün de gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Etkili bir mücadele, ancak hukukun üstünlüğüne ve kamu vicdanına dayandığında anlamlı olacaktır.