İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen dijital mücadele kapsamında, son yedi ayda FETÖ ile iltisaklı 3 bin 679 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Bu kapsamlı operasyon, terör propagandası ve dezenformasyon faaliyetlerinin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Çalışmalar, dijital alanda terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesi ve toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak için kararlılıkla sürdürülüyor.
Yedi Ayda Yoğun Mücadele
İletişim Başkanlığı'nın koordinasyonunda, 2023 yılı içerisinde dijital platformlarda FETÖ'nün propaganda faaliyetlerine ve dezenformasyon içeriklerine karşı kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Bu çalışmalar kapsamında, örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen sosyal medya hesapları tek tek incelendi ve gerekli hukuki süreçler başlatıldı. Sonuç olarak, 3 bin 679 hesaba erişim engeli getirilerek, bu hesapların zararlı içerik üretmesi ve yayması engellendi. Bu hesapların büyük bir kısmının bot hesaplar olduğu ve organik kullanıcıları manipüle etmeye yönelik faaliyet gösterdiği belirlendi.
Dezenformasyonla Mücadelede Yeni Adımlar
İletişim Başkanlığı, dijital dezenformasyonla mücadele kapsamında sadece erişim engeli uygulamakla kalmıyor; aynı zamanda kamuoyunu bilgilendirme ve medya okuryazarlığı konularında da çalışmalar yürütüyor. Başkanlık bünyesinde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sahte haberler ve manipülatif içeriklere karşı hızlı aksiyon alarak vatandaşları doğru bilgilendirmeyi hedefliyor. DMM, son dönemde FETÖ propagandası yapan hesapların yanı sıra, terör örgütlerinin diğer kollarıyla mücadelede de etkin rol üstleniyor.
Uzmanlar, bu tür erişim engellerinin ifade özgürlüğünü kısıtladığı yönündeki eleştirilere karşı, devletin milli güvenlik gerekçesiyle bu adımları attığını belirtiyor. Özellikle FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında dijital mecralarda yoğun bir propaganda ve dezenformasyon faaliyeti yürüttüğü biliniyor. Bu nedenle, örgütün dijital varlığının ortadan kaldırılması, milli güvenlik açısından kritik bir öneme sahip.
Erişim engeli getirilen hesaplar arasında Twitter (X), Facebook, Instagram ve Telegram gibi popüler platformlardaki hesaplar yer alıyor. Bu hesapların tespitinde, yapay zeka destekli analiz sistemleri ve saha istihbaratından yararlanıldığı öğrenildi. Ayrıca, sosyal medya platformlarıyla iş birliği yapılarak, terör içerikli paylaşımların hızla kaldırılması sağlanıyor.
Yasal Çerçeve ve Uygulama
Türkiye'de sosyal medya hesaplarına erişim engeli, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun çerçevesinde uygulanıyor. Bu kapsamda, terör örgütü propagandası yapan veya dezenformasyon içerikleri yayan hesaplar, mahkeme kararı veya idari tedbir ile kapatılabiliyor. İletişim Başkanlığı, bu süreçte ilgili kurumlarla eş güdüm halinde çalışarak, hukuki prosedürlerin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlıyor.
Son yıllarda dijital platformlarda terör propagandasının arttığına dikkat çeken yetkililer, mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguluyor. FETÖ ile mücadelede dijital alanın önemli bir cephe olduğunu belirten yetkililer, vatandaşların da şüpheli hesapları yetkili mercilere bildirmeleri çağrısında bulunuyor.
Bu operasyonlar, Türkiye'nin dijital güvenlik alanında attığı adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, IŞİD ve PKK gibi diğer terör örgütlerine ait hesaplara da düzenli olarak erişim engeli getiriliyor. Uluslararası iş birlikleriyle de sınır ötesi dijital operasyonlarda bulunuluyor.
İletişim Başkanlığı'nın bu çalışmaları, yalnızca iç kamuoyunu değil, uluslararası kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor. FETÖ'nün yurt dışındaki yapılanmalarına karşı da dijital alanda mücadele sürüyor. Bu kapsamda, yurt dışı kaynaklı dezenformasyon içeriklerine karşı da hızlı aksiyon alındığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre, erişim engellerinin yanı sıra dijital okuryazarlığın artırılması ve kullanıcıların bilinçlendirilmesi de dezenformasyonla mücadelede kritik önem taşıyor. Medya okuryazarlığı derslerinin müfredata eklenmesi ve kamu spotları ile vatandaşların bilinçlendirilmesi, uzun vadede manipülasyon girişimlerine karşı daha dirençli bir toplum oluşturacaktır.
Bu tür önlemler, ifade özgürlüğü ile milli güvenlik arasındaki hassas dengenin korunması açısından da önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, bir yandan ifade özgürlüğünü güvence altına alırken, diğer yandan terörle mücadelede dijital alanı etkin bir şekilde kullanıyor. Bu denge, demokratik bir hukuk devleti olmanın gereği olarak da görülüyor.
Sonuç olarak, FETÖ ile iltisaklı hesaplara yönelik erişim engelleri, devletin terörle mücadele stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor. Dijital mecralarda örgüt propagandasının etkisiz hale getirilmesi, toplumun güvenliğinin sağlanması ve milli birliğin korunması açısından büyük önem taşıyor. Bu mücadele, koordineli ve kararlı bir şekilde devam edecek gibi görünüyor.