Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında, elebaşı Fetullah Gülen'in ölümünün ardından örgüt içinde belirginleşen ayrışma iyice derinleşti. ABD'nin Pensilvanya eyaletinde bulunan ve yıllarca örgütün merkezi olarak kullanılan çiftlik evi, bu özelliğini büyük ölçüde yitirdi. Örgütün farklı kanatları arasındaki güç mücadelesi, stratejik yönelim farklılıkları ve mali kaynakların kullanımı konusundaki anlaşmazlıklar, çözülmeyi hızlandırdı.
Elebaşının ölümüyle başlayan kriz
Gülen'in 2024 yılı Ekim ayında hayatını kaybetmesi, FETÖ içinde uzun süredir var olan hizip çatışmalarını su yüzüne çıkardı. Örgütün eski üst düzey yöneticilerinden bazıları, Gülen'in vasiyeti olarak nitelendirilen ancak genel kabul görmeyen bir halef belirleme sürecine itiraz etti. Özellikle Türkiye'deki gizli hücre yapılanmalarının yurt dışındaki yöneticilerle ilişkileri koptu. Pensilvanya'daki çiftlik, Gülen'in kontrolü altında tüm örgütsel kararların alındığı bir merkez iken, ölümünün ardından burada kalan üyeler arasında liderlik mücadelesi başladı. Bu mücadele sonucunda çiftlikteki faaliyetler azaldı, birçok üye farklı eyalet ve ülkelere dağıldı. Örgütün medya organları ve finans kuruluşlarında da benzer ayrışmalar yaşandı. Bazı gruplar Gülen'in mirasını devraldıklarını iddia ederek yayın politikalarını değiştirirken, diğerleri mevcut çizgiyi sürdürmeye çalıştı. Ancak tüm bu çabalar, örgütün eski gücüne ulaşmasına yetmedi.
Darbe girişiminin 10. yılında FETÖ'nün durumu
15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişiminin başarısız olması, FETÖ'nün Türkiye'deki yapılanmasını büyük ölçüde çökertmişti. Girişimin ardından yapılan operasyonlarda binlerce üye gözaltına alınmış, örgüte ait okullar, şirketler ve medya kuruluşları kapatılmış veya devlet tarafından el konulmuştu. Yurt dışında ise örgüt, varlığını sürdürmek için yeni stratejiler geliştirmeye çalıştı. Ancak Gülen'in ölümü, uzun süredir ayakta kalan uluslararası ağda da kırılmalara neden oldu. Afrika, Asya ve Avrupa'daki birçok FETÖ okulu, yerel yönetimlerle yaşanan anlaşmazlıklar ve mali sıkıntılar nedeniyle kapanma veya el değiştirme sürecine girdi. Örgütün kendini yeniden yapılandırma çabaları, iç çekişmeler yüzünden sekteye uğradı. Uzmanlar, FETÖ'nün küresel etkisinin hızla azaldığını ve örgütün yakın gelecekte önemli bir tehdit olamayacağını belirtiyor. Ancak Türkiye'nin bu konudaki mücadelesi kararlılıkla sürmektedir. Devlet yetkilileri, örgütün yurt dışındaki faaliyetlerine karşı uluslararası işbirliğini artırma ve kaçak üyelerin iadesi için diplomatik girişimlerde bulunma yönünde adımlar atmaktadır.