İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ'nün "Emniyet Mahrem Yapılanması"na yönelik yürütülen soruşturmada, "Garson" kod adlı gizli tanıktan elde edilen Mikro SD kart verileri, örgütün emniyet içindeki şifreli yapısını ortaya çıkardı. Soruşturma dosyasında, örgüt üyelerinin sadakat durumlarına göre kodlandığı ve "Geçmek" kavramı altında hiyerarşik bir sistem oluşturulduğu belirlendi.
Gizli tanık 'Garson' ve Mikro SD kartın içeriği
"Garson" kod adını kullanan gizli tanık, ifadesinde örgütün emniyet içindeki yapılanmasına ilişkin kritik bilgiler verdi. Mikro SD kartta yer alan belgeler, FETÖ'nün polis akademisi ve emniyet müdürlüklerindeki öğrenci ve memurları nasıl yapılandırdığını gösteriyor. Belgelerde, örgüt üyelerinin "sadakat", "güvenilirlik" ve "aktiflik" seviyelerine göre A, B, C ve D kategorilerine ayrıldığı, en üst düzey sadıklara "Geçmek" statüsü verildiği tespit edildi.
FETÖ'nün emniyet yapılanması nasıl işliyor?
Yapılan incelemelerde, örgütün polis teşkilatına sızmak için "mahrem imamlar" aracılığıyla hareket ettiği, bu imamların hiçbir resmi kayıtta yer almadığı ve sadece kod isimlerle tanındığı belirtiliyor. Örgüt üyeleri, birbirleriyle şifreli GSM hatları, cep telefonu uygulamaları ve toplantı evleri üzerinden iletişim kuruyor. "Geçmek" statüsüne ulaşan üyeler ise kritik görevlere atanarak örgütün emniyet içindeki etkinliğini artırıyor.
Soruşturmanın boyutları ve hukuki süreç
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün emniyet yapılanmasına yönelik soruşturmayı genişleterek 100'den fazla şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkardı. Soruşturma kapsamında, örgütün hücre yapılanması ve kod adları kullanarak nasıl hareket ettiği detaylı olarak belgelendi. Gizli tanık "Garson"un verdiği bilgiler, örgütün şifreli iletişim yöntemlerini ve hiyerarşik düzenini çözmede kritik rol oynadı.
Bağlam ve değerlendirme
Bu soruşturma, FETÖ'nün devlet içindeki sivil yapılanmasının ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Örgütün emniyet gibi kritik bir kurumu hedef alması, ulusal güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Gizli tanıkların ifadeleri ve dijital verilerin analizi, örgütün çözülmesinde önemli bir araç haline geldi. Ancak bu tür yapılanmaların tamamen ortadan kaldırılabilmesi için kurumsal şeffaflığın artırılması ve istihbarat birimlerinin koordinasyonu büyük önem taşıyor.