Eyüpsultan'da kendilerini polis olarak tanıtan bir grup dolandırıcı, telefonla aradıkları kişilere 'adınız FETÖ soruşturmasına karıştı' diyerek evlerindeki altınları teslim etmelerini istedi. Aynı gün içinde iki ayrı mağdurdan toplam 3 milyon lira değerinde altın ziynet eşyasını alan şüpheliler, İstanbul ve Şanlıurfa'da eş zamanlı düzenlenen operasyonla yakalandı. 5 zanlı emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Operasyonun detayları
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Eyüpsultan'da meydana gelen iki ayrı dolandırıcılık olayının ardından geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olay yerlerindeki güvenlik kamerası kayıtlarını ve telefon sinyallerini inceleyen polis, şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Zanlıların İstanbul'un yanı sıra Şanlıurfa'da da faaliyet gösterdiği belirlendi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin üzerinde ve araçlarında çok sayıda altın ve döviz ele geçirildi.
Dolandırıcılık yöntemi
Şüphelilerin, telefonla aradıkları kişilere kendilerini polis olarak tanıttığı ve 'FETÖ soruşturması kapsamında evinizdeki altınları kontrol etmemiz gerekiyor' şeklinde talimat verdiği öğrenildi. Mağdurlar, korkutulup ikna edildikten sonra evlerine gelen dolandırıcılara altınlarını teslim etti. Olaylardan birinin mağdurunun Azerbaycan uyruklu olduğu belirtildi. Benzer yöntemlerle daha önce de birçok kişiyi dolandırdıkları tahmin edilen şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı.
Yetkililerden uyarı
Emniyet yetkilileri, vatandaşları telefonla arayıp kendini polis, savcı veya asker olarak tanıtan kişilere itibar etmemeleri konusunda uyardı. Resmi kurumların hiçbir şekilde vatandaşlardan evdeki ziynet eşyasını teslim etmesini istemeyeceği vurgulanırken, bu tür durumlarda derhal 155 Polis İmdat hattının aranması gerektiği belirtildi.
Bağımsız değerlendirme
FETÖ bahanesiyle yapılan bu tür dolandırıcılıklar, toplumda terörle mücadele sürecine duyulan güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Vatandaşların devlet kurumlarına olan güvenini istismar eden bu yöntemler, hem maddi kayba hem de psikolojik travmaya neden oluyor. Yetkililerin bu tür olaylara karşı daha etkin bir bilinçlendirme kampanyası yürütmesi ve denetimleri artırması elzem görünüyor.