FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10. yılına yaklaşılırken, elebaşı Fetullah Gülen'in Ekim 2024'teki ölümü örgüt içindeki ayrışmayı belirginleştirdi. ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki çiftlik, 25 yılı aşkın süredir örgütün küresel merkezi konumundaydı ancak Gülen'in vefatıyla bu özellik büyük ölçüde yitirildi. Örgütteki çözülme, ekonomik sıkıntılar ve liderlik mücadeleleri nedeniyle derinleşiyor.
Ayrışma ve Liderlik Mücadelesi
Gülen'in ölümü sonrası örgüt içinde üç ana fraksiyon ortaya çıktı. Bunlardan ilki, eski yöneticilerden oluşan ve örgütün finansal varlıklarını kontrol eden grup; ikincisi, darbe girişimi sonrası yurtdışına kaçan genç kuşak aktivistler; üçüncüsü ise Türkiye içinde kalan ve itirafçı olmanın eşiğindeki isimler. Bu gruplar arasında kaynak paylaşımı ve ideolojik yönelim konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor. Özellikle Pensilvanya'daki mülkün bakım masrafları ve legal statüsü, ayrışmayı hızlandıran etkenler arasında.
Ekonomik Boyut
Örgütün yurtdışındaki ekonomik yapılanması, Gülen'in ölümüyle zora girdi. ABD'deki okullar ve işletmelerden elde edilen gelirler, davalar nedeniyle düşüşe geçti. Ayrıca, Türkiye'deki mal varlıklarına el konulması örgütün finansmanını daralttı. Bu durum, özellikle yurtdışındaki FETÖ mensupları arasında huzursuzluğa yol açıyor. Bazı gruplar, mevcut kaynakların yeni bir lider etrafında yeniden yapılanması gerektiğini savunurken, diğerleri örgütün tamamen dağılmasından yana.
Geçmiş ve Gelecek
15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ, Türkiye'de büyük bir operasyonla çökertilmiş ancak yurtdışı ağını korumayı başarmıştı. Gülen'in ölümüyle bu ağın yeniden yapılanması veya dağılması söz konusu. Uzmanlar, örgütün mevcut halinin eski gücüne ulaşamayacağını ancak küresel çapta küçük hücreler halinde varlığını sürdürebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin bu süreçte yurtdışındaki FETÖ varlıklarını hedef alan yeni adımlar atması bekleniyor.
FETÖ'nün içindeki ayrışma, terör örgütlerinin lider merkezli yapılarının zafiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Gülen sonrası dönem, örgütün ideolojik ve finansal temellerinin ne kadar sağlam olduğunu test edecek. Türkiye'nin bu dönemi dikkatle izlemesi ve uluslararası işbirliğini artırması, örgütün tamamen etkisiz hale getirilmesi için kritik öneme sahip.