Diyanet İşleri Başkanlığı, 29 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesini yayımladı. İstanbul'un Fethi'nin yıl dönümüne özel olarak hazırlanan hutbede 'Fetih Ruhu ve Vakıf Medeniyeti' konusu ele alındı. Hutbede, ecdadın adalet anlayışı, gönül kazanma düsturu ve vakıf kültürünün medeniyet inşasındaki rolüne dikkat çekildi. Vatandaşlar, camilerde okunan hutbeyle fetih ruhunun önemini bir kez daha hatırladı.
Fetih Ruhu ve Vakıf Medeniyeti Vurgusu
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, İstanbul'un fethinin sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda bir medeniyet inşası olduğu ifade edildi. Hutbede, 'Fetihler sadece toprak kazanmak değil, gönüller fethetmektir' ifadesiyle fethin manevi boyutuna vurgu yapıldı. Ayrıca, vakıf medeniyetinin bu süreçte oynadığı kritik rol anlatıldı. Vakıflar sayesinde eğitimden sağlığa, imardan sosyal yardıma kadar pek çok alanda hizmet sunulduğu belirtildi. Hutbede, 'Vakıf medeniyeti, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışının somut bir tezahürüdür' denildi.
Ecdadın Adalet Anlayışı ve Gönül Kazanma Düsturu
Hutbede, ecdadın adalet anlayışına da geniş yer verildi. Fetihlerin ardından bölge halkına adil davranıldığı, farklı din ve kültürlere hoşgörüyle yaklaşıldığı ifade edildi. 'Gönül kazanma düsturu, fethin kalıcı olmasını sağlamıştır' vurgusu yapılan hutbede, bu anlayışın günümüzde de örnek alınması gerektiği belirtildi. Vakıfların bu adalet ve hoşgörü iklimini beslediği, sosyal barışı güçlendirdiği kaydedildi.
Vakıf Kültürü ve Medeniyet İnşası
Vakıf kültürünün medeniyet inşasındaki önemi hutbede detaylı bir şekilde anlatıldı. Vakıfların, toplumun tüm kesimlerine hizmet götüren kurumlar olduğu, eğitimden sağlığa, çevre düzenlemesinden kültürel faaliyetlere kadar geniş bir yelpazede hizmet verdiği ifade edildi. İstanbul'un fethinden sonra kurulan vakıfların şehrin imarına büyük katkı sağladığı, bu vakıfların günümüzde de faaliyetlerine devam ettiği hatırlatıldı. Hutbede, 'Vakıf medeniyeti, nesiller boyu sürecek bir hayır zinciridir' denildi.
Hutbe boyunca, fetih ruhunun sadece geçmişe ait bir kavram olmadığı, bugün de toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ile yaşatılması gerektiği vurgulandı. Diyanet İşleri Başkanlığı, her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul'un fethinin yıl dönümünde hazırladığı hutbeyle vatandaşları bu konuda bilinçlendirmeyi hedefledi.