Ankara'da oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında tribünde Fenerbahçe forması giyen bir çocuğun formasının güvenlik görevlilerince çıkarttırılması büyük tepki çekti. Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, reşit olmayan bir çocuğa yönelik müdahaleyi soruşturma kapsamına aldı. Soruşturmanın, "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" ve "çocuğun psikolojik durumu" gibi hususları kapsadığı öğrenildi.
Olay Nasıl Gelişti?
Gençlerbirliği ile Fenerbahçe arasındaki karşılaşma, 18 Şubat 2025 tarihinde Ankara Eryaman Stadyumu'nda oynandı. Maçın devre arasında, tribünde ailesiyle birlikte maçı izleyen yaklaşık 7-8 yaşlarındaki bir çocuğun Fenerbahçe forması giydiği tespit edildi. Görevli güvenlik personeli, çocuğun yanına giderek formasını çıkartmasını istedi. Çocuğun itirazı üzerine forma zorla çıkartıldı. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi ve sosyal medyada hızla yayıldı.
Görüntülerde, güvenlik görevlisinin çocuğa "Bu maçta Fenerbahçe forması giyemezsin" dediği duyuluyor. Çocuğun gözyaşları içinde formasını çıkarttığı, ailesinin ise duruma tepki gösterdiği anlar yer alıyor. Emniyet güçleri, olayla ilgili olarak Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin inceleme başlattığını açıkladı.
Soruşturmanın Kapsamı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın ardından resen harekete geçti. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, "Bir çocuğun maçta forma giymesinden dolayı maruz kaldığı müdahale, kamuoyunda infial uyandırmıştır. Reşit olmayan bir bireye yönelik bu davranış, çocuğun üstün yararı ilkesine açıkça aykırıdır. Soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.
Soruşturma kapsamında, güvenlik görevlisinin kimliği tespit edilerek ifadesine başvurulacağı, ayrıca stadyumdaki kamera kayıtlarının inceleneceği bildirildi. Ailenin şikayetçi olup olmadığı henüz netlik kazanmazken, savcılığın olayı "çocuğa karşı kötü muamele" ve "görevi kötüye kullanma" suçları kapsamında değerlendirebileceği belirtiliyor.
Tepkiler ve Tartışmalar
Olay, spor camiasında ve siyasette geniş yankı uyandırdı. Fenerbahçe Kulübü resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bir çocuğun formasından dolayı hedef gösterilmesi asla kabul edilemez. Bu tür uygulamalar sporun ruhuna aykırıdır. Hukuki süreci takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Gençlerbirliği Kulübü ise olayın kendi taraftarlarıyla ilgisi olmadığını, güvenlik görevlisinin özel bir güvenlik firması çalışanı olduğunu ve gerekli idari işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) da konuya ilişkin disiplin soruşturması açtığını açıkladı.
Sosyal medyada ise birçok kullanıcı, çocuğa yapılan müdahaleyi kınarken, bazı kullanıcılar stadyumlardaki güvenlik uygulamalarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, deplasman takımı taraftarlarına yönelik kısıtlamaların sık sık tartışma konusu olduğuna dikkat çekildi.
Hukuki Boyut ve Önceki Örnekler
Türkiye'de stadyumlarda forma giyme yasağı gibi bir uygulama bulunmuyor. Ancak, 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, müsabaka öncesi ve sonrasında bazı kısıtlamalar getirilebiliyor. Bu kısıtlamalar genellikle alkol, taşıyıcı, meşale gibi maddelerle ilgili olup; forma yasağı kesinlikle yasalara aykırıdır.
Benzer bir olay 2023 yılında da yaşanmış, bir statta çocuk taraftarın terörist olarak nitelendirilen bir grubun sembolünü taşıyan forması nedeniyle kolluk kuvvetleri tarafından dışarı çıkartılmıştı. Bu olayda da aile, polis hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Uzmanlar, çocukların spor müsabakalarında rencide edilmemesi için güvenlik personelinin eğitiminin artırılması gerektiğini savunuyor.
Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nden avukatlar, olayın çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, ailenin tazminat davası açma hakkının bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, Güvenlik görevlisinin TCK'nın 232. maddesi (kötü muamele) ve 257. maddesi (görevi kötüye kullanma) uyarınca yargılanabileceği kaydedildi.
Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de futbol kültürünün ve stadyum güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sporun birleştirici gücüne gölge düşüren bu tür müdahaleler, çocukların sporla barışık yetişmesinin önündeki en büyük engellerden biri. Yetkililerin yalnızca failleri cezalandırmakla kalmayıp, stadyumlarda görev yapan tüm güvenlik personeline çocuk hakları ve ayrımcılık karşıtlığı konusunda zorunlu eğitimler vermesi gerekiyor. Aksi takdirde, hiçbir formalı çocuk tribünde güvende hissetmeyecek.