ABD Merkez Bankası (Fed), federal fon oranını 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Kararın ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada faiz oranlarının yüzde 1 veya daha düşük seviyeye çekilmesi gerektiğini belirterek, “Faiz oranlarını düşürün, hem de süratle” ifadelerini kullandı. Fed'in kararı, para politikasında sıkılaştırma döngüsünün devam ettiğini gösterirken, Trump'ın tepkisi merkez bankasının bağımsızlığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Fed'in faiz kararı ve piyasa etkileri
Fed'in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), iki günlük toplantısının ardından politika faizini 25 baz puan artırma kararı aldı. Böylece faiz, 2007-2008 finansal krizinin hemen öncesinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Karar, para politikasının enflasyonu kontrol altına alma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Fed Başkanı Jerome Powell, karar sonrası düzenlenen basın toplantısında enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyrettiğini ve verilere bağlı olarak ek adımların gündeme gelebileceğini ima etti. Powell, “Enflasyonu yüzde 2 hedefine indirmek için kararlıyız” dedi.
Kararın ardından ABD borsalarında dalgalanma yaşandı. Dow Jones ve S&P 500 endeksleri gün içinde dalgalı bir seyir izlerken, tahvil faizleri yükseldi. Dolar endeksi ise diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Altın fiyatları ise faiz artışına rağmen sınırlı bir düşüş gösterdi. Analistler, Fed'in şahin duruşunun kısa vadede piyasalarda baskı oluşturabileceğini ancak uzun vadede fiyat istikrarına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Trump'tan sert tepki: 'Faizleri süratle düşürün'
ABD Başkanı Donald Trump, Fed'in kararının hemen ardından Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Faiz oranları çok yüksek. ABD'nin borçlanma maliyetini artırıyor. Faizleri yüzde 1'e, hatta daha aşağıya indirmeliyiz. Fed derhal harekete geçmeli” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de Fed'i sık sık eleştirmiş ve para politikasının ekonomiyi yavaşlattığını savunmuştu. Trump'ın çağrısı, merkez bankasının bağımsızlığı ilkesiyle çeliştiği gerekçesiyle ekonomistler arasında tartışma yarattı. Bazı uzmanlar, siyasi baskının Fed'in karar alma sürecini gölgeleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Fed Başkanı Powell, geçmişte yaptığı açıklamalarda siyasi baskılara boyun eğmeyeceklerini ve kararlarını yalnızca ekonomik verilere dayandıracaklarını vurgulamıştı. Powell, bu toplantı sonrasında da benzer bir mesaj vererek, “Bağımsızlığımızı korumak, fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedeflerimize ulaşmak için elzemdir” dedi.
Faiz artışının arka planı ve küresel yansımalar
Fed'in faiz artırımı, pandemi sonrası hızla yükselen enflasyonla mücadelenin bir parçası. 2022'den bu yana süren sıkılaştırma döngüsünde Fed, politika faizini kademeli olarak yükselterek tarihi düşük seviyelerden çıkardı. Enflasyon, son aylarda bir miktar geriles de Fed'in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyrediyor. İşgücü piyasasındaki güçlü görünüm ve tüketim harcamalarındaki canlılık, Fed'in temkinli duruşunu destekliyor.
Fed'in kararı, küresel piyasaları da etkiliyor. Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri dolar karşısında değer kaybedebilir ve sermaye çıkışları hızlanabilir. Türkiye gibi yüksek dış borcu olan ülkeler için Fed'in faiz artışı, borçlanma maliyetlerini artırıcı bir faktör. Ancak uzmanlar, Türkiye'nin kendi para politikası ve ekonomik koşullarının belirleyici olacağını hatırlatıyor.
Öte yandan, Trump'ın çağrısı, 2024 seçimleri öncesinde ekonomi yönetimine dair siyasi bir mesaj olarak da okunuyor. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Fed'in bir sonraki toplantısı aralık ayında yapılacak ve piyasalar o zaman kadar açıklanacak enflasyon ve istihdam verilerini yakından takip edecek.
Sonuç olarak, Fed'in faiz artırımı ve Trump'ın tepkisi, para politikasının siyasetle kesiştiği hassas bir döneme işaret ediyor. Fed'in bağımsızlığı, enflasyonla mücadelede kritik önemde. Ancak siyasi baskıların artması, merkez bankasının manevra alanını zorlayabilir. Önümüzdeki aylarda açıklanacak veriler, Fed'in bundan sonraki adımlarını belirleyecek ve küresel piyasalar da bu doğrultuda yön bulacak.