ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı, küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bankanın faiz artırımının ardından New York borsasında dün görülen satış baskısı, bugün özellikle vadeli piyasalarda yerini daha iyimser bir görünüme bıraktı. Yatırımcılar, Fed'in attığı adımların ekonomik büyüme ve enflasyon üzerindeki etkilerini değerlendirirken, küresel piyasalar da bu karara göre şekilleniyor.
Fed'in Faiz Kararı ve Piyasa Tepkileri
Fed, son toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 5,25-5,50 aralığına yükseltti. Bu karar, piyasa beklentileriyle uyumlu olsa da, bankanın gelecek dönemde izleyeceği politikaya dair belirsizlikler devam ediyor. Fed Başkanı Jerome Powell, karar sonrası yaptığı açıklamada, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını ve gerekirse ek faiz artırımına gidebileceklerini belirtti. Powell'ın bu açıklamaları, piyasalarda dalgalanmaya neden oldu.
New York borsasında dün yaşanan satış baskısı, özellikle teknoloji hisselerinde sert düşüşlere yol açtı. S&P 500 endeksi günü yüzde 1,5 değer kaybıyla tamamlarken, Nasdaq Composite endeksi yüzde 2'nin üzerinde geriledi. Dow Jones ise yüzde 1 civarında düşüş gösterdi. Satış baskısının ardında, faiz artırımının şirket karlılıklarını olumsuz etkileyebileceği endişesi yatıyor.
Bugün ise vadeli piyasalarda daha iyimser bir hava hakim. ABD vadeli endeksleri, günün erken saatlerinde yüzde 0,5'e varan yükselişler kaydetti. Avrupa borsaları da açılışta alıcılı bir seyir izledi. Asya piyasalarında ise karışık bir tablo görüldü; Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 0,3 gerilerken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,8 prim yaptı.
Küresel Piyasalar ve Fed Politikaları
Fed'in faiz kararı, sadece ABD piyasalarını değil, küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. Gelişmekte olan ülkeler, Fed'in sıkılaştırma politikalarının sermaye akışlarını olumsuz etkileyebileceği endişesi taşıyor. Özellikle Türkiye gibi yüksek dış borcu olan ülkeler, doların güçlenmesi ve faizlerin yükselmesiyle birlikte finansman maliyetlerinde artış riskiyle karşı karşıya.
Uzmanlar, Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığını ancak enflasyonun seyrine bağlı olarak ek adımların gelebileceğini belirtiyor. Enflasyonun hedefe yaklaşmaması durumunda Fed'in daha agresif hareket edebileceği, bunun da piyasalarda volatiliteyi artırabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, Fed'in bilanço küçültme programı da piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Banka, aylık 95 milyar dolarlık tahvil ve mortgage-backed security satışıyla likiditeyi azaltıyor. Bu politikaların, özellikle riskli varlıklarda satış baskısını artırabileceği değerlendiriliyor.
Piyasa Beklentileri ve Gelecek Öngörüleri
Piyasa katılımcıları, Fed'in bir sonraki toplantısında faizleri sabit tutabileceğini, ancak yıl sonuna doğru bir indirim sinyali verebileceğini fiyatlıyor. CME Group'un FedWatch aracına göre, yatırımcıların yüzde 60'ı Eylül toplantısında faizlerin sabit kalacağını öngörüyor. Ancak enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda bu olasılık değişebilir.
Fed'in faiz kararı, emtia piyasalarını da etkiliyor. Altın fiyatları, faiz artırımının ardından ons başına 1.950 dolar seviyelerine geriledi. Petrol fiyatları ise arz endişeleri ve talep görünümü nedeniyle dalgalı bir seyir izliyor. Brent petrol, varil başına 85 dolar civarında işlem görüyor.
Döviz piyasalarında ise dolar endeksi, Fed kararı sonrası güçlenerek 104 seviyesinin üzerine çıktı. Euro/dolar paritesi 1,08'in altına inerken, dolar/TL kuru yeni rekor seviyeleri test ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) izleyeceği politikalar da piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.
Küresel piyasaların yönü, önümüzdeki günlerde açıklanacak ekonomik verilere ve Fed yetkililerinin açıklamalarına bağlı olarak şekillenecek. Yatırımcılar, enflasyon, istihdam ve büyüme verilerini dikkatle izliyor. Fed'in faiz kararının etkileri, önümüzdeki haftalarda daha net bir şekilde görülecek.