Manisa'da, Fatih Sultan Mehmet döneminde, 1461 yılında inşa edildiği tahmin edilen Hindistani Medresesi, yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başarsa da günümüzde çevresindeki betonarme binaların arasında sıkışmış durumda. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi yapının büyük bölümü yok olmuş, ayakta kalan son parçalarının ise apartmanların kömürlüğü olarak kullanıldığı belirtiliyor. Yerel tarih araştırmacıları, medresenin kent hafızasındaki yerine dikkat çekerek yapının korunması için çağrıda bulunuyor.
Tarihi medreseden geriye kalanlar
Manisa'nın merkezinde, yoğun yapılaşmanın olduğu bir bölgede bulunan Hindistani Medresesi'nden geriye yalnızca birkaç duvar parçası ve tonozlu bir mekân kalmış. Çevresindeki apartmanların inşası sırasında büyük ölçüde tahrip olan yapının kalan bölümü, uzun yıllardır konutların kömürlüğü olarak işlev görüyor. Bölge sakinleri, tarihi dokunun farkında olmadan bu alanı depo olarak kullandıklarını ifade ediyor.
Yerel tarih araştırmacıları, medresenin 15. yüzyıl Osmanlı eğitim kurumlarından biri olduğunu ve Fatih Sultan Mehmet'in saltanat dönemine denk geldiğini belirtiyor. 1461 tarihi, İstanbul'un fethinden sonraki yıllara işaret ediyor. Ancak yapının kesin inşa tarihi ve banisi hakkında yeterli yazılı belge bulunmuyor. Medresenin ismi, Hindistan'dan gelen bir âlim veya gezginle ilişkilendirilse de bu konuda kesin bir bilgi yok.
Koruma eksikliği ve kentsel dönüşüm
Hindistani Medresesi'nin bugünkü durumu, Türkiye'deki birçok tarihi yapının karşı karşıya olduğu koruma sorununun bir örneği olarak değerlendiriliyor. Manisa'da son yıllarda artan kentsel dönüşüm ve yapılaşma baskısı, tarihi dokunun zarar görmesine neden oluyor. Uzmanlar, tescilli olup olmadığı net olmayan yapının acilen envantere alınması ve çevresinin temizlenmesi gerektiğini söylüyor.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak yerel yönetimlerin tarihi mirasın korunması konusunda daha etkin rol alması gerektiği vurgulanıyor. Medresenin bulunduğu bölgede yapılan imar planlarında tarihi yapıya yeterince yer verilmediği öne sürülüyor.
Uzmanlardan çağrı: 'Kent hafızası yok oluyor'
Şehir plancıları ve sanat tarihçileri, Hindistani Medresesi gibi yapıların yalnızca taş ve tuğladan ibaret olmadığını, kentin kültürel belleğinin bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Manisa'nın Osmanlı döneminde önemli bir eğitim ve kültür merkezi olduğu, burada birçok medrese ve kütüphanenin bulunduğu biliniyor. Ancak bu yapıların çoğu günümüze ulaşamamış durumda.
Yerel tarih araştırmacıları, medresenin kurtarılabilir son bölümünün restore edilerek kente kazandırılması gerektiğini belirtiyor. Bunun için öncelikle yapının çevresindeki gecekondulaşmanın ve kaçak eklentilerin temizlenmesi, ardından rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması öneriliyor. Aksi halde birkaç yıl içinde tamamen yıkılma riski bulunduğu ifade ediliyor.
Öte yandan, Manisa'da son dönemde tarihi yapılara yönelik artan farkındalık dikkat çekiyor. Sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler, kentin Osmanlı mirasını gün yüzüne çıkarmak için çeşitli projeler yürütüyor. Ancak Hindistani Medresesi gibi acil müdahale gerektiren yapılar için somut adımların atılması bekleniyor.
Sonuç olarak, Fatih Sultan Mehmet döneminden kalan Hindistani Medresesi, bugün apartmanların gölgesinde unutulmuş bir kömürlük olarak varlığını sürdürüyor. Bu durum, Türkiye'deki tarihi mirasın korunması konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Yetkililerin ve yerel yönetimlerin, kentin hafızasını oluşturan bu tür yapıları gelecek nesillere aktarmak için harekete geçmesi gerekiyor.