İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında ifade veren gazeteci Fatih Altaylı, savunmasında deprem döneminde AHBAP isimli yardım kuruluşuna destek veren yayınlar yaptığını kabul etti. Altaylı'nın bu ifadesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, kamuoyunun uzun süredir merak ettiği bir konuya açıklık getirdi. Soruşturmanın detayları henüz netlik kazanmamış olsa da, Altaylı'nın savunması basına yansıdı.
Altaylı'nın savunması ve kabulü
Edinilen bilgilere göre, Fatih Altaylı ifadesinde, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından AHBAP'a yönelik yayınlar yaptığını doğruladı. Altaylı, bu yayınların amacının yardım faaliyetlerine destek olmak olduğunu belirtirken, herhangi bir maddi çıkar veya karşılık almadığını ifade etti. Gazeteci, ayrıca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımların da aynı saikle yapıldığını savundu. Ancak, bu yayınların içeriği ve sıklığı hakkında daha fazla ayrıntıya girilmedi.
Soruşturmanın arka planı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, AHBAP isimli yardım kuruluşuyla ilgili olarak yürüttüğü bir soruşturma kapsamında birçok kişi ve kurumu mercek altına almıştı. Bu çerçevede, deprem döneminde yaptığı yayınlarla öne çıkan bazı gazeteciler de ifadeye çağrılmıştı. Fatih Altaylı da bu kapsamda savcılığa giderek ifade veren isimler arasında yer aldı. Soruşturmanın, yardım paralarının usulsüz kullanıldığı iddialarına dayandığı belirtilirken, Altaylı'nın bu durumdan haberi olmadığı yönünde bir savunma yaptığı öğrenildi.
Kamuoyundan tepkiler
Altaylı'nın ifadesinin ortaya çıkması, özellikle sosyal medyada yoğun bir tartışma başlattı. Bazı kullanıcılar, gazetecinin yardım kuruluşuna destek olmasını takdir ederken, bazıları ise bu tür yayınların haber etiği açısından sorgulanması gerektiğini savundu. Konuyla ilgili olarak Altaylı'nın daha önceki dönemlerde AHBAP'a yönelik eleştirel yayınlar yapmış olması da gündeme getirildi.
Bağımsız değerlendirme
Fatih Altaylı'nın savcılık ifadesi, medya ve yardım kuruluşları arasındaki ilişkinin ne kadar hassas bir denge üzerine kurulu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Deprem gibi olağanüstü dönemlerde yapılan yayınların amacı ne olursa olsun, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemi yadsınamaz. Altaylı'nın ifadesi, bu tür bir incelemenin ardından dahi kamuoyunda soru işaretleri bırakmış durumda. Önümüzdeki günlerde soruşturmanın nasıl bir yöne evrileceği ve diğer gazetecilerin ifadeleri merak konusu olmaya devam edecek.