Faslı üst düzey bir yetkili, düzensiz göçle mücadelenin yalnızca tek bir ülkenin sorunu olmadığını, bu konuda tüm ülkelerin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Yetkili, Fas'ın bu alanda üzerine düşen payı fazlasıyla yerine getirdiğini ve uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Açıklama, Avrupa Birliği ülkeleri ve Afrika ülkeleri arasında göç konusunda artan diyalog çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi.
Ortak Sorumluluk Vurgusu
Fas Hükümeti'ne yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre, üst düzey yetkili yaptığı açıklamada, düzensiz göçle mücadelenin sadece sınır güvenliği veya polisiye tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda göçün kök nedenlerine de eğilinmesi gerektiğini ifade etti. Yetkili, “Göç, Afrika ve Avrupa arasında ortak bir meseledir; bu nedenle çözüm de ortak olmalıdır. Fas, üzerine düşen payı fazlasıyla üstlenmiş durumdadır” dedi.
Fas, uzun yıllardır hem göç veren hem de transit ülke konumunda bulunuyor. Özellikle Sahra Altı Afrika'dan Avrupa'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenler için önemli bir geçiş noktası olan Fas, bu süreçte Avrupa ülkeleriyle yoğun bir iş birliği yürütüyor. Yetkili, Fas'ın bu alanda yaptığı yatırımlara işaret ederek, ülkenin deniz ve kara sınırlarında güvenliği artırdığını, kaçakçılık şebekelerine karşı mücadelede önemli ilerlemeler kaydettiğini vurguladı.
Sayısal Verilerle Mücadele
Açıklamada, Fas'ın 2022-2023 yılları arasında düzensiz göçmen geçişlerini engellemeye yönelik yürüttüğü çalışmalara dair sayısal veriler de paylaşıldı. Buna göre, Fas güvenlik güçleri son bir yılda yaklaşık 60 bin düzensiz göçmenin Avrupa'ya geçişini engelledi. Aynı dönemde, göçmen kaçakçılığı yapan 300'den fazla şebeke çökertildi ve 10 binden fazla kişi bu suçtan yakalandı. Bu veriler, Fas'ın sahada yürüttüğü mücadelenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Yetkili, söz konusu sayıların Fas'ın kararlılığını göstermeye yettiğini belirterek, “Bu mücadele, ülkemizin ulusal güvenliği kadar, Avrupa'nın da güvenliği için kritik önemdedir. Ancak bu yükü tek başımıza taşıyamayız” ifadelerini kullandı.
Ekonomik ve Sosyal Boyut
Göçün ekonomik ve sosyal boyutlarına da değinen yetkili, Sahra Altı Afrika'da yaşanan yoksulluk, işsizlik ve istikrarsızlığın göçü artırdığını, bu nedenle uluslararası toplumun bölgeye yönelik kalkınma yardımlarını artırması gerektiğini söyledi. Fas, bu çerçevede bazı Afrika ülkeleriyle ekonomik iş birliği anlaşmaları imzaladı ve gençlere mesleki eğitim programları oluşturdu. Yetkili, “Göçü yönetmek sadece bir güvenlik meselesi değildir; aynı zamanda bir kalkınma meselesidir” dedi.
Avrupa Birliği'nin son yıllarda Fas'a sağladığı mali destekler de hatırlatılan açıklamada, bu desteklerin artarak devam etmesi temennisinde bulunuldu. Ancak yetkili, Fas'ın kendi kaynaklarıyla da bu mücadelede önemli bir rol oynadığının unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Uzman Görüşü ve Gelecek Perspektifi
İstanbul Politikalar Merkezi'nden göç uzmanı Dr. Selin Güler, Fas'ın bu açıklamasını değerlendirdi. Güler, “Fas, düzensiz göçle mücadelede Afrika kıtasında öncü bir rol üstleniyor. Ancak bu mücadelenin sürdürülebilirliği, hem Avrupa'nın hem de Afrika ülkelerinin ortak kararlılığına bağlı. Fas'ın çağrısı, bu iş birliğinin zorunluluğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi.
Güler, göçün kök nedenlerine yönelik kalkınma politikalarının önemine işaret ederek, “Sadece sınır güvenliği ile kalıcı çözüm sağlanamaz; Bölgede ekonomik fırsatlar yaratılmadığı sürece göç baskısı devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Faslı yetkilinin açıklaması, önümüzdeki dönemde Avrupa-Afrika zirvelerinde göç konusunun daha yoğun şekilde ele alınacağının habercisi olarak yorumlanıyor. Özellikle İspanya ve İtalya gibi Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin Fas ile iş birliğini derinleştirmesi beklenirken, göçün yönetimi konusunda uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiği görüşü öne çıkıyor.