Medya ombudsmanı ve gazeteci Faruk Bildirici, AKP'ye ikinci kez bilgisi dışında üye yapıldığını açıkladı. Bildirici, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bilgim dışında iki kez AKP'ye üye yapıldım. İlkinde savcılığa suç duyurusunda bulundum, bu kez de gerekli hukuki adımları atacağım" ifadelerini kullandı. Olay, siyasi partilerde usulsüz üye kayıtları tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Bildirici'nin açıklaması ve tepkisi
Gazeteci Faruk Bildirici, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "AKP'ye ikinci kez bilgim dışında üye yapılma skandalı. İlkinde suç duyurusunda bulunmuştum, şimdi yine aynı durumla karşı karşıyayım. Bu kez de hukuki yollara başvuracağım. Kişisel verilerin korunmaması ve siyasi partilerin denetimsiz üye kaydı kabul edilemez" dedi. Bildirici, ayrıca konunun takipçisi olacağını ve kamuoyunu bilgilendireceğini belirtti.
Usulsüz üyeliklerin boyutu
Benzer şikayetler daha önce de gündeme gelmişti. Vatandaşlar, kendi rızaları olmadan çeşitli siyasi partilere üye kaydedildiklerini iddia ediyor. Bu durum, siyasi partilerin üye kayıt sistemlerindeki zafiyetleri ve denetim eksikliklerini ortaya koyuyor. Uzmanlar, kişisel verilerin kötüye kullanılmasının ciddi bir sorun olduğunu vurguluyor.
Hukuki süreç ve olası sonuçlar
Faruk Bildirici'nin daha önce yaptığı suç duyurusunun akıbeti henüz netlik kazanmadı. Yeni şikayet, savcılık tarafından soruşturma kapsamına alınabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçiren veya yayan kişilere 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ayrıca siyasi partilerin üye kayıtlarındaki usulsüzlükler, Yüksek Seçim Kurulu'nun denetim yetkisi kapsamında değerlendirilebilir.
Partilerden açıklama bekleniyor
AKP cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmezken, muhalefet partileri konuyu Meclis gündemine taşımayı planlıyor. CHP ve İYİ Parti sözcüleri, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için siyasi partiler yasasında değişiklik yapılması gerektiğini belirtti.
Faruk Bildirici'nin yaşadığı bu durum, siyasi partilerde üyelik sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Bireylerin rızası dışında siyasi parti üyesi yapılması, demokratik katılımın önündeki engellerden biri olarak değerlendiriliyor. Bu tür olayların önüne geçilmesi için hem yasal düzenlemeler hem de dijital güvenlik önlemleri hayata geçirilmelidir.