Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı'na ilişkin davanın karar duruşması, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin tepkisine neden oldu. Depremde üç yakınını kaybeden Nurgül Göksu, karar sonrası yaptığı açıklamada "Benim çocuklarımı kurtaramadınız, bari adaletini sağlayın" diyerek yaşadığı acıyı ve adalet talebini dile getirdi. Dava sürecini takip eden mağdur avukatlarından Ahmet Çabukel ise kararı veren hâkimin tutumunu eleştirerek, adaletin tecelli etmediğini savundu.
Dava Süreci ve Karar
Ezgi Apartmanı, 6 Şubat 2023'te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde yıkılan binalardan biriydi. Yıkım sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte, binanın yapımından sorumlu tutulan kişiler hakkında dava açıldı. Dava kapsamında bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve teknik incelemeler sunuldu. Karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanıklar hakkında çeşitli suçlamalardan hüküm verdi. Ancak verilen cezalar, mağdur aileler tarafından yetersiz bulundu.
Duruşma salonunda ve adliye önünde toplanan depremzede yakınları, kararı protesto etti. Gözyaşları içinde açıklamalarda bulunan aileler, sorumluların hak ettiği cezayı almadığını öne sürdü. Nurgül Göksu'nun feryadı, salondaki diğer mağdur yakınlarının da duygularına tercüman oldu. Göksu, "Evlatlarımı enkaz altında bırakanların hesabını sormak istiyorum. Bu karar bize adaletin sağlandığı hissini vermiyor" ifadelerini kullandı.
Avukat Çabukel'den Eleştiri
Mağdur avukatlarından Ahmet Çabukel, karar sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çabukel, hâkimin delilleri değerlendirme biçimini ve sanıklara verilen cezaları eleştirdi. "Bilirkişi raporları ve teknik deliller, binanın yönetmeliklere aykırılığını açıkça ortaya koymuştu. Buna rağmen verilen karar, mağdur ailelerin acısını dindirmekten uzaktır" dedi. Avukat Çabukel, karara itiraz edeceklerini ve istinaf yoluna başvuracaklarını söyledi. Hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirten Çabukel, adaletin sağlanması için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Deprem Davalarında Genel Tablo
6 Şubat depremlerinin ardından yıkılan binalarla ilgili çok sayıda dava açıldı. Bu davalar, Türkiye'nin çeşitli illerindeki ağır ceza mahkemelerinde görülüyor. Depremzede aileler ve avukatları, yargı süreçlerinin yavaş ilerlediğinden ve verilen cezaların caydırıcı olmadığından şikâyetçi. Uzmanlar, deprem yönetmeliklerine uygunluk denetiminin yetersizliğinin bu tür facialara zemin hazırladığını belirtiyor. Ayrıca, yerel yönetimlerin ve denetim kurumlarının sorumluluklarının da araştırılması gerektiği ifade ediliyor.
Ezgi Apartmanı davası, depremzedelerin adalet arayışının sembollerinden biri hâline geldi. Mağdur yakınları, sadece müteahhitlerin değil, denetimde kusuru olan kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep ediyor. Bu talep, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm politikalarının sorgulanmasını da beraberinde getiriyor.
Adalet Beklentisi ve Toplumsal Yansıma
Depremzede ailelerin adalet talebi, toplumun geniş kesimlerinde yankı buluyor. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yapılan paylaşımlarda, verilen kararın yetersiz olduğu yönünde görüşler dile getiriliyor. Hukukçular, deprem davalarının uzun sürmesinin mağdur ailelerin psikolojik yükünü artırdığına dikkat çekiyor. Ayrıca, benzer davalarda verilen kararlar arasındaki tutarsızlıklar, adalet sistemi açısından eleştiriliyor.
Ezgi Apartmanı davasında verilen karar, deprem sonrası adalet arayışının ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha gösterdi. Mağdur yakınları, karar ne olursa olsun mücadelelerini sürdüreceklerini ve kaybettikleri sevdiklerinin hatırasını yaşatacaklarını belirtiyor. Toplumun birçok kesimi, deprem gerçeğiyle yüzleşmenin ve gerekli önlemleri almanın önemini vurguluyor. Bu dava, sadece bir apartmanın değil, aynı zamanda Türkiye'deki yapı güvenliği ve denetim sisteminin sorgulandığı bir sürecin parçası olarak hafızalarda kalacak.