6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin dava, Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmayla karara bağlandı. 2'si tutuklu 11 sanığın yargılandığı davada mahkeme, sanıklar hakkında 876'şar yıl hapis cezası istemiyle hüküm verdi. Dava, depremde yıkılan binalarda sorumluluğu bulunan müteahhit, teknik uygulama sorumlusu ve işletme sahiplerinin yargılandığı en kapsamlı dosyalardan biri olarak kayda geçti. Karar, depremzede ailelerin uzun süredir beklediği adalet arayışında önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Davanın Detayları ve Sanıklar
Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar görerek çöken Ezgi Apartmanı'yla ilgili soruşturma, binanın zemin katındaki bir pastanede kolon kesildiği iddiası üzerine derinleştirilmişti. İddianamede, apartmanın taşıyıcı sistemine müdahale edilerek binanın deprem performansının düşürüldüğü öne sürüldü. Yargılama sürecinde sanıklar arasında apartmanın müteahhidi, inşaat mühendisleri, fenni mesuller ve pastane işletmecisi yer aldı. Mahkeme, sanıkların her biri için 876'şar yıl hapis cezası talep etti. Bu ceza miktarı, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'olası kasıtla öldürme' ve 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçlamalarının her bir maktu ölüm için ayrı ayrı değerlendirilmesinden kaynaklanıyor. 35 kişinin vefatı nedeniyle her bir sanık için toplamda yüzlerce yıl hapis istemi gündeme geldi.
Depremzedelerin Adalet Arayışı
Duruşmayı takip eden depremzede aileler ve avukatları, kararın depremde yıkılan diğer binalarla ilgili davalara emsal teşkil etmesini bekliyor. 6 Şubat depremlerinin ardından binlerce bina yıkılmış ve yüz binlerce kişi hayatını kaybetmişti. Ezgi Apartmanı davası, deprem yıkımlarında kusuru bulunan kişilerin yargılanması açısından simgesel bir dava haline geldi. Aileler, yıllardır süren hukuk mücadelesinde nihayet bir karar çıkmasının acılarını hafifletmediğini ancak sorumluların cezalandırılmasının önemli olduğunu ifade etti. Mahkeme kararında, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Karar sonrası avukatlar, dosyanın istinaf ve temyiz süreçlerinin takipçisi olacaklarını belirtti.
Yargılamanın Hukuki Boyutu
Ezgi Apartmanı davası, deprem sonrası yürütülen soruşturmalarda 'olası kasıt' kavramının nasıl uygulandığını göstermesi bakımından dikkat çekiyor. Hukuk uzmanlarına göre, yapı güvenliğini ihlal ederek ölüme sebebiyet vermek, basit taksir değil olası kasıt kapsamında değerlendirildiğinde cezalar ağırlaşıyor. Bu dava, deprem yönetmeliklerine uymayan, denetimleri atlayan veya binanın statiğini bozan kişilerin karşılaşacağı yaptırımları göstermesi açısından kritik bir içtihat oluşturuyor. Öte yandan, 11 sanığın tamamı hakkında 876'şar yıl hapis istemi, ceza infaz sisteminde fiili olarak ne kadar uygulanabilir olacağı tartışmasını da beraberinde getiriyor. Türkiye'de uzun süreli hapis cezalarında infaz süreleri ve koşullu salıverme düzenlemeleri dikkate alındığında, bu tür cezaların gerçek infaz süresi farklılık gösterebiliyor.
Kamuoyu ve Siyasi Yansımalar
Karar, deprem bölgesinde ve ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, kararı 'geç de olsa adaletin tecellisi' olarak yorumlarken, bazı kesimler sorumluların daha önce denetlenmemesine dikkat çekiyor. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, deprem yıkımlarında sorumluluğu bulunan tüm aktörlerin yargı önüne çıkarılması gerektiğini savunuyor. Ezgi Apartmanı davası, deprem sonrası adalet arayışında bir kilometre taşı olsa da, benzer binlerce dosyanın hâlâ devam ettiği biliniyor. Mahkeme kararının gerekçesi önümüzdeki günlerde yazılı olarak açıklanacak ve tarafların itiraz süreci başlayacak. Depremzede aileler, kararın ardından adliye önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurmaya devam edeceklerini söyledi.