AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ezanın Arapça aslıyla okunmasının önündeki yasağın, dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından kaldırıldığını ifade etti. Arslan, bu adımın Türkiye'de din özgürlüğü açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Menderes'in 16 Haziran 1950'de çıkardığı kanunla ezanın aslına döndüğünü hatırlatan Arslan, bu kararın halkın büyük bir sevinçle karşıladığını söyledi. Konuşmasında ezanın özgürlüğünü vurgulayan Arslan, Menderes'in bu hamlesinin demokrasi ve inanç hürriyeti adına önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
Ezanın Prangalardan Kurtuluşu
AK Parti'li vekil, Cumhuriyet'in ilk yıllarında ezanın Türkçeleştirilmesi kararının alındığını ancak bu uygulamanın halk arasında tepkiyle karşılandığını ifade etti. 1932'den 1950'ye kadar süren bu dönemde ezan, Türkçe olarak okunuyordu. Menderes'in başbakanlığa gelmesinin ardından Demokrat Parti iktidarı, ezanın Arapça aslına dönmesi yönünde bir düzenleme yaptı. Arslan, 'Bu düzenleme, milletin kalbine dokunan bir karardı' dedi. Menderes'in bu cesur adımının, halkın dini duygularına saygı duyulması anlamına geldiğini belirten Arslan, 'Ezan, Menderes sayesinde prangalarından kurtuldu' şeklinde konuştu.
TBMM'deki Tartışmalar ve Bugüne Yansımaları
Arslan, konuşmasında ezanın aslına dönüşünün sadece bir ibadet meselesi olmadığını, aynı zamanda demokrasi ve ifade özgürlüğüyle de ilgili olduğunu vurguladı. Günümüzde ezanın rahatça okunabildiğini hatırlatan Arslan, bunun Menderes'in vizyonu sayesinde mümkün olduğunu söyledi. Arslan ayrıca, Türkiye'de her türlü dini inancın özgürce yaşanabildiğini ve bu durumun demokratik kazanımların bir parçası olduğunu ifade etti. Konuşmasında, Menderes'in bu kararının ardından gelen süreçte yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Arslan, 'Bugün ezan, tüm camilerden aynı coşkuyla yükseliyor. Bu, Menderes'in mirasıdır' dedi.
Arslan'ın TBMM'deki bu konuşması, ezan konusunun siyasi ve toplumsal boyutlarını bir kez daha hatırlattı. Özellikle son yıllarda ezanın okunması sırasında yaşanan bazı tartışmalar, konunun hassasiyetini koruduğunu gösteriyor. Arslan'ın vurguladığı gibi, ezanın özgürlüğü sadece geçmişe ait bir kazanım değil, bugün de korunması gereken bir değer.