Mersin’in Anamur ilçesinde 13 ay önce yaşanan ve Türkiye’nin gündemine oturan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, dosyaya giren kritik bir güvenlik kamerası görüntüsü, olayın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Görüntülerde, şüpheli M.K.’nin, Eyüp Can’ı kovalamasının ardından çocuğun girdiği pasaja saniyeler sonra koşarak girdiği ve tam 3 dakika boyunca içeride kaldığı, ardından sakin bir şekilde çıktığı görülüyor. Bu süre zarfında Eyüp Can’ın pasajda hareketsiz yattığı ve M.K.’nin çıkarken telefonda konuştuğu anlar, iddianameye yansıyan ilk bulgularla çelişiyor.
Olayın Geçmişi ve İlk İddialar
Olay, 12 Şubat 2024 tarihinde Anamur ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, Eyüp Can Güner, bir iş yerinden hırsızlık yaptığı gerekçesiyle dükkan sahibi M.K. tarafından kovalandı. Güner, kaçarken girdiği bir pasajda düşüp başını çarparak ağır yaralandı. M.K., durumu fark edince sağlık ekiplerine haber verdi, ancak küçük çocuk kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından gözaltına alınan M.K., ifadesinde çocuğun düştüğünü gördüğünü ve panikle olay yerinden ayrıldığını, daha sonra geri dönerek yardım çağırdığını söyledi. Ancak aile, çocuğun düşerek ölmediğini, darp edilerek öldürüldüğünü öne sürdü ve yaptıkları şikayet üzerine soruşturma derinleştirildi.
Kritik Görüntü ve Çelişkiler
Davada yeni bir aşamaya gelinmesini sağlayan görüntü, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, M.K.’nin Eyüp Can’ı kovaladığı ve çocuğun bir pasaja girdiği anlar yer alıyor. Ardından M.K.’nin de saniyeler içinde aynı pasaja girdiği ve 3 dakika sonra dışarı çıktığı görülüyor. Bu süre içinde pasajda başka kimsenin bulunmadığı ve Eyüp Can’ın hareketsiz yattığı anlar, M.K.’nin “düştü, gördüm ve kaçtım” ifadesiyle örtüşmüyor. Ayrıca görüntüde, M.K.’nin dışarı çıktıktan sonra telefonla konuşurken sakin bir tavır sergilemesi, olayın üzerindeki şüpheleri artırıyor. Aile avukatı, görüntülerin dosyaya girmesiyle birlikte yeniden değerlendirme talebinde bulunduklarını ve M.K.’nin “kasten öldürme” suçundan yargılanması gerektiğini savundu.
Adli Süreç ve Ailenin Beklentisi
Eyüp Can’ın ölümüne ilişkin dava, Anamur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. İlk iddianamede M.K. hakkında “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” ve “can güvenliğini tehlikeye atma” suçlarından dava açılmıştı. Ancak yeni görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte mahkeme, dosyayı yeniden uzmanlara gönderdi. Mersin Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor, olayın aydınlatılmasında kritik rol oynayacak. Eyüp Can’ın babası Mehmet Güner, yaptığı açıklamada, “Oğlumun düşerek ölmediğini biliyordum. Bu görüntüler herkesin gözünü açmalı. Adalet istiyoruz, oğlumun katili cezasını çeksin” dedi. Anamur halkı ise adliye önünde toplanarak “Eyüp Can için adalet” sloganları atmaya devam ediyor.
Toplumsal Etki ve Bağlam
Bu olay, Türkiye’de çocukların güvenliği ve adalet sisteminin işleyişi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle “suça sürüklenen çocuklar” ve “orantısız güç kullanımı” konuları gündeme geldi. Uzmanlar, kolluk kuvvetlerinin değil de sivil bir kişinin müdahalesinin bu tür trajedilere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, güvenlik kamerası görüntülerinin yargı süreçlerinde oynadığı rol, bir kez daha kanıt niteliği taşıdığını gösterdi. Bu dava, sadece bir çocuğun ölümüyle ilgili değil; aynı zamanda toplumda adalet beklentisinin ve çocuk haklarının ne kadar hassas olduğunun bir göstergesi olarak izleniyor. Mahkemenin, görüntülerin ışığında vereceği karar, benzer olaylarda emsal teşkil edecek nitelikte.