Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) tarafından yayımlanan Mayıs 2026 raporu, ev içi şiddetle mücadelede acil yardım hattının önemini bir kez daha ortaya koydu. Rapora göre, federasyonun Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na bir ayda 245 çağrı ulaştı. Bu çağrıların büyük bir bölümü fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet vakalarını içerirken, faillerin yarısından fazlasının mağdurların eşleri olduğu belirtildi. Federasyon, ayrıca nafakaya ilişkin yeni düzenleme hazırlıklarının geri çekilmesini talep etti.
245 çağrının detayları
Mayıs ayı boyunca gelen 245 çağrının analizinde, şiddet türlerine göre dağılım şöyle gerçekleşti: Fiziksel şiddet %43, psikolojik şiddet %31, ekonomik şiddet %14, cinsel şiddet ise %12 oranında kaydedildi. Çağrıların yüzde 68’i İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerden gelirken, kırsal bölgelerden gelen çağrı oranı yüzde 12’de kaldı. Federasyon yetkilileri, kırsaldaki düşük oranın, ulaşım ve farkındalık eksikliğinden kaynaklandığını vurguladı. Faillerin yüzde 56’sı eş, yüzde 22’si eski eş, yüzde 12’si erkek arkadaş veya nişanlı, yüzde 10’u ise diğer aile bireyleri olarak raporlandı.
Nafaka düzenlemesine tepki
Federasyon, raporunda hükümetin nafakaya ilişkin yeni düzenleme hazırlıklarını da eleştirerek, bu çalışmaların derhal geri çekilmesini istedi. TKDF Başkanı, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Nafaka, kadınların şiddetten kurtulduktan sonra ayakta kalabilmesi için hayati bir güvence. Nafakayı sınırlayan veya kaldıran her düzenleme, kadınları şiddete karşı daha savunmasız hale getirir” ifadelerini kullandı. Federasyon, ayrıca acil yardım hattının 7/24 kesintisiz hizmet vermesi için devlet desteğinin artırılması çağrısında bulundu.
Ev içi şiddetle mücadelede mevcut durum
Türkiye’de kadına yönelik şiddet verileri, son yıllarda artan bir seyir izliyor. 2025 yılında 380 kadın öldürülürken, 2026’nın ilk beş ayında bu sayı 180’e ulaştı. Uzmanlar, pandemi sonrası dönemde ekonomik krizin şiddet vakalarını tetiklediğini belirtiyor. TKDF’nin raporu, acil yardım hattına gelen çağrıların yüzde 40’ının daha önce şiddet gördüğünü bildiren mağdurlardan geldiğini, yani şiddetin tekrarlama oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Federasyon, bu noktada koruyucu tedbir kararlarının etkin uygulanması ve caydırıcı cezaların artırılması gerektiğini savunuyor.
Ev içi şiddetle mücadele, yalnızca cezai tedbirlerle değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık ve ekonomik bağımsızlıkla da yakından ilişkili. TKDF’nin raporu, acil yardım hattının bir ayda 245 çağrı almasının, aslında buzdağının görünen yüzü olduğuna işaret ediyor. Birçok kadın, yaşadığı şiddeti bildirmekten korkuyor veya nereye başvuracağını bilmiyor. Nafaka düzenlemesi tartışmaları ise tam da bu noktada, kadınların kırılganlığını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından geçen sürede, kadın örgütleri mevcut yasaların uygulanması için mücadele ederken, hükümetin atacağı adımlar yakından takip edilecek.