Euro Bölgesi'nde ekonomik aktivite mayıs ayında beklenmedik bir hızla yavaşladı. S&P Global ve Hamburg Ticaret Bankası tarafından açıklanan bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), nisandaki 51,6 puandan 48,5 puana gerileyerek son 18 ayın en düşük seviyesine indi. 50 puanın altındaki değerler ekonomik daralmaya işaret ederken, bu düşüş bölge genelinde resesyon korkularını yeniden alevlendirdi.
Hizmet sektörü de daralma bölgesinde
Mayıs verileri, imalat sektöründeki zayıflığın hizmet sektörüne de sıçradığını gösterdi. Hizmet PMI, nisandaki 53,3 puandan 50,2 puana gerileyerek neredeyse daralma eşiğine dayandı. İmalat PMI ise 45,7 puandan 47,4 puana yükselmiş olsa da, hâlâ daralma bölgesinde kaldı. Yeni siparişlerdeki düşüş ve istihdam artış hızındaki yavaşlama, önümüzdeki aylarda aktivitenin daha da zayıflayabileceğine işaret ediyor. Özellikle Almanya ve Fransa'da ekonomik görünüm kötüleşmeye devam ediyor. Almanya'da bileşik PMI mayısta 50,4 puandan 47,1 puana inerken, Fransa'da 51,0 puandan 49,6 puana geriledi. Bölge genelinde iş dünyası güven endeksi de son 5 ayın en düşük seviyesine indi.
Enflasyon ve faiz kararları belirleyici olacak
PMI verileri, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi. AMB'nin önümüzdeki hafta yapacağı toplantıda politika faizini 25 baz puan indirmesine kesin gözüyle bakılıyor. Ancak enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyretmesi, AMB'nin agresif gevşeme politikası uygulamasını zorlaştırabilir. Ekonomistler, PMI'daki sert düşüşün bölgede talep kaynaklı bir yavaşlamaya işaret ettiğini ve bunun da fiyat baskılarını hafifletebileceğini belirtiyor. Yine de jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, görünümü belirsiz kılmaya devam ediyor.
Euro Bölgesi ekonomisi, 2024'ün ilk çeyreğinde yüzde 0,3 büyüme kaydetmişti. PMI verileri, ikinci çeyrekte büyümenin durabileceğini hatta daralma riskini artırdığını gösteriyor. Özellikle yeşil dönüşüm ve dijitalleşme yatırımlarındaki yavaşlama, bölgenin uzun vadeli rekabet gücünü de tehdit ediyor. Ekonomik aktivitedeki bu zayıflama, AMB'nin faiz indirimlerini hızlandırmasına yol açabilir ancak enflasyonla mücadelede kazanımların kaybedilmesi riskini de beraberinde getirecek.