Samsun'un Tekkeköy ilçesinde faaliyet gösteren Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır'ın, fosforik asit üretim tesisinden yılda yaklaşık 2 milyon ton kalsiyum sülfatı Karadeniz'e deşarj etmeyi öngören projesi için kritik süreç başladı. Uzmanlar ve çevre örgütlerinin itirazlarına rağmen ilerleyen projede son karar, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'na (İDK) kaldı.
Projenin detayları ve çevresel riskler
Eti Bakır'ın mevcut tesislerinde fosforik asit üretimi sırasında ortaya çıkan kalsiyum sülfat (alçıtaşı) atığının, herhangi bir arıtma işlemine tabi tutulmadan denize deşarj edilmesi planlanıyor. Proje kapsamında yılda 2 milyon ton atığın, 2 kilometrelik bir boru hattıyla denizin 30 metre derinliğine bırakılması hedefleniyor. Çevre mühendisleri ve deniz biyologları, bu miktardaki atığın Karadeniz'in hassas ekosistemine ciddi zararlar verebileceğini, özellikle bentik canlılar ve balık yumurtlama alanları üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını belirtiyor.
Uzman itirazları ve sürecin işleyişi
Projeye yönelik Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde birçok akademisyen ve sivil toplum kuruluşu itiraz dilekçeleri sundu. Uzmanlar, kalsiyum sülfatın deniz suyunda çözünerek kimyasal değişimlere yol açabileceği ve uzun vadede deniz tabanında birikerek oksijen seviyesini düşürebileceği uyarısında bulundu. Ancak bu itirazlar, ÇED olumlu raporu verilmesinin önüne geçemedi. Bunun üzerine konu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki İDK'ye taşındı. İDK, projenin çevresel etkilerini yeniden değerlendirecek ve nihai kararı verecek.
Siyasi boyut ve kamuoyu tepkisi
Proje, Cengiz Holding'in Türkiye'deki büyük altyapı projelerindeki rolüyle de siyasi tartışmalara konu oluyor. Holdingin hükümetle yakın ilişkileri, çevre kararlarında ticari çıkarların ön planda tutulduğu eleştirilerini beraberinde getiriyor. Samsun'da yaşayan balıkçılar ve yerel halk, deniz kirliliğinin geçim kaynaklarını tehdit edeceğini savunarak protestolar düzenledi. Karadeniz İçin Çevre Platformu gibi örgütler ise konuyu ulusal gündeme taşımak için imza kampanyaları başlattı.
Bağımsız değerlendirme
Eti Bakır'ın deniz deşarjı projesi, ekonomik kalkınma ile çevre koruma arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getiriyor. Uzman itirazlarının dikkate alınmaması, karar alma süreçlerinde bilimsel verilerin ne kadar etkili olduğu sorusunu akla getiriyor. İDK'nin vereceği karar, yalnızca bir şirketin atık yönetimi stratejisini değil, aynı zamanda Türkiye'nin çevre politikalarının geleceğini de şekillendirecek. Karadeniz'in kırılgan ekosisteminin korunması adına, projenin ya iptal edilmesi ya da atıkların karada bertarafı gibi alternatif yöntemlerin zorunlu kılınması gerektiği değerlendiriliyor.