Elazığ'da yaşayan 41 yaşındaki Aysun Aksoy, hem estetik kaygılar hem de nefes alma güçlüğü şikayetiyle özel bir kliniğe başvurdu. 2020 yılında gerçekleştirilen burun estetiği operasyonunun ardından hayatı kabusa dönen Aksoy'un burnu, zamanla yırtılarak deforme oldu. Yaşadığı sağlık sorunları ve psikolojik çöküntü, estetik operasyonların risklerini bir kez daha gündeme getirdi. Aysun Aksoy, yaşadığı mağduriyeti yetkililere ileterek adalet arayışına girdi.
4 Yıllık Çile: Ameliyat Sonrası Başlayan Sağlık Sorunları
2020 yılında özel bir klinikte burun estetiği (rinoplasti) operasyonu geçiren Aysun Aksoy, ilk başlarda her şeyin normal olduğunu düşündü. Ancak zamanla burnunda şekil bozukluğu, solunum güçlüğü ve şiddetli ağrılar baş gösterdi. Kontrollerde burnunun iç yapısında ciddi hasar oluştuğu, kıkırdak ve dokularda erime meydana geldiği belirlendi. Yapılan tetkiklerde, estetik operasyonunun burnun doğal yapısına uygun olmayan bir şekilde gerçekleştirildiği ve gereğinden fazla doku alındığı tespit edildi. Bu durum, burnun zamanla yırtılmasına ve fonksiyonlarını kaybetmesine neden oldu.
Aksoy, yaşadığı sağlık sorunlarını şu sözlerle anlattı: "Ameliyattan sonraki ilk bir yıl her şey yolundaydı. Ancak daha sonra burnumda bir gerginlik hissettim. Zamanla şekli bozuldu, nefes almakta zorlanmaya başladım. Doktorlara gittim, ancak kimse gerçek bir çözüm bulamadı. Sonunda burnumun yırtıldığını öğrendim. Bu benim için tam bir kabus oldu."
Tıbbi Hatalar ve Etik Sorunlar: Estetik Kliniklerine Güven Sarsıldı
Aysun Aksoy'un yaşadığı bu travmatik deneyim, Türkiye'de hızla büyüyen estetik sektöründeki denetim eksikliğini ve tıbbi hataları tekrar gündeme taşıdı. Türk Cerrahi Derneği verilerine göre, son 10 yılda estetik operasyonlarda beş kat artış yaşanırken, bu alanda yapılan şikayetler de paralel şekilde yükseliyor. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), 2023 yılında estetik kliniklerine yönelik 200'den fazla denetim gerçekleştirdi ve 15 kliniğin ruhsatı iptal edildi. Ancak uzmanlar, bu tür denetimlerin yetersiz olduğunu ve hasta güvenliğinin ön planda tutulması gerektiğini vurguluyor.
Plastik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Can, "Estetik operasyonlar, tıbbi bir müdahaledir ve ciddi bir uzmanlık gerektirir. Ancak maalesef son yıllarda bu alanda yetkin olmayan kişiler tarafından yapılan müdahaleler hem sağlık hem de etik sorunlara yol açıyor. Hastaların sadece fiyat odaklı karar vermemesi, doktorun sertifikalarını ve deneyimini mutlaka araştırması gerekiyor" dedi.
Yasal Süreç: Aysun Aksoy Adalet Arıyor
Yaşadığı mağduriyetin ardından Aysun Aksoy, avukatı aracılığıyla özel kliniğe ve ilgili doktora karşı dava açtı. Açılan davada, operasyonun tıbbi standartlara uygun yapılmadığı, gerekli bilgilendirme ve onam süreçlerinin eksik olduğu iddia edildi. Aksoy, "Bu klinik, bana ameliyatın risklerinden bahsetmedi. Şimdi hem sağlığım hem de psikolojim bozuldu. Bu haksızlığın peşini bırakmayacağım" ifadesini kullandı.
Elazığ Barosu'na bağlı avukatlar, bu tür tıbbi hata davalarının giderek arttığına dikkat çekiyor. Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliği'ne göre, hastaların bilgilendirilmiş onam almadığı durumlarda tazminat hakkı bulunuyor. Ancak süreçlerin uzun ve yıpratıcı olduğu biliniyor. Aysun Aksoy'un davası, Türkiye'de estetik cerrahi alanında yaşanan sorunların çözümüne yönelik bir emsal teşkil edebilir.
Estetik Operasyonlarda Nelere Dikkat Edilmeli?
Uzmanlar, estetik operasyon düşünen kişilerin şu noktalara dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor:
- Doktorun plastik cerrahi uzmanı olduğundan ve Türk Tabipleri Birliği'ne kayıtlı olduğundan emin olun.
- Ameliyat öncesi mutlaka detaylı bir bilgilendirme ve onam formu alın.
- Kliniklerin sterilizasyon koşullarını ve uygulama sertifikalarını araştırın.
- Ameliyat sonrası komplikasyon durumunda ne yapılacağına dair yazılı bir plan isteyin.
- Fiyat odaklı değil, güvenilirlik ve deneyim odaklı karar verin.
Aysun Aksoy'un yaşadığı bu trajik olay, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda Türkiye'deki estetik sektörünün denetlenmesi ve hasta güvenliğinin artırılması için bir uyarı niteliği taşıyor. Umarız bu vaka, yetkililerin harekete geçmesine ve benzer acıların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasına vesile olur.