İstanbul'da yaptırdığı estetik ameliyatlar sonrası ağır bir enfeksiyon kapan İtalyan bir kadın, 28 gün boyunca yoğun bakımda hayata tutundu. İtalya’da özel bir hastanede tedavi gören kadın, sağlığına kavuştuktan sonra İstanbul’daki hastaneye 1 milyon liralık tazminat davası açtı. Olay, estetik turizminin risklerini bir kez daha gündeme getirdi.
Ameliyat sonrası başlayan kabus
İtalyan uyruklu Laura R., geçtiğimiz yıl İstanbul’da özel bir hastanede birden fazla estetik operasyon geçirdi. Ameliyatların ardından kısa sürede yüksek ateş, şiddetli ağrı ve yara yerinde kızarıklık şikayetleri baş gösterdi. Durumun ciddileşmesi üzerine İtalya’ya dönen Laura R., hemen hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde vücuduna yayılan bir enfeksiyon tespit edildi ve hasta derhal yoğun bakım ünitesine alındı.
Laura R., 28 gün boyunca solunum cihazına bağlı olarak yaşam mücadelesi verdi. Doktorlar, enfeksiyonun kan dolaşımına geçtiğini ve septik şok riski oluşturduğunu belirtti. Yoğun antibiyotik tedavisi ve birden fazla cerrahi müdahale sonucu hastanın durumu stabilize oldu. Ancak bu süreçte hastanın böbrekleri ve karaciğeri ciddi hasar gördü, uzun süreli fizik tedaviye ihtiyaç duydu.
1 milyon liralık tazminat davası
Sağlığına kavuşan Laura R., İstanbul’daki hastane aleyhine hukuki süreç başlattı. Avukatı aracılığıyla İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, ameliyat sırasında sterilizasyon kurallarına uyulmadığı, enfeksiyonun bu nedenle oluştuğu iddia edildi. Davada, hastanın çektiği acı ve uğradığı kalıcı hasarlar için 1 milyon lira manevi tazminat talep edildi. Hastane yönetimi ise iddiaları reddederek, gerekli tüm önlemlerin alındığını ve enfeksiyonun hastanın bağışıklık sistemiyle ilgili olabileceğini savundu.
Estetik turizminin gölgesindeki riskler
Bu olay, özellikle yurt dışından Türkiye’ye gelen hastalar arasında yaygınlaşan estetik turizminin beraberinde getirdiği riskleri gözler önüne seriyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında yaklaşık 1,2 milyon yabancı hasta estetik ve medikal amaçlı Türkiye’yi ziyaret etti. Bu hastaların bir kısmı, denetimsiz kliniklerde veya yeterli altyapıya sahip olmayan hastanelerde ameliyat olabiliyor.
Uzmanlar, estetik operasyon öncesinde hastaların mutlaka hastanenin akreditasyonu, doktorun uzmanlığı ve sterilizasyon koşulları hakkında detaylı araştırma yapması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, ameliyat sonrası enfeksiyon belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.
Bağımsız değerlendirme
Laura R.’nin yaşadığı bu trajik deneyim, estetik operasyonların sadece fiziksel görünümü değil, aynı zamanda sağlığı da doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor. Estetik turizmi, uygun maliyetleri ve kısa bekleme süreleriyle cazip olsa da, beraberinde getirdiği riskler göz ardı edilmemeli. Bu tür vakalar, sağlık otoritelerinin denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve hastaların bilinçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.