Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ benzeri bir yapılanma kurarak çevre illerde yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla gündeme geldi. Gülistan Doku cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Sonel'in, talimatıyla evlere dinleme cihazları yerleştirildiği ve 'casus' faaliyetler yürütüldüğü, paralel suç ağının tek tek deşifre edilmesiyle ortaya çıktı.
Gülistan Doku cinayeti ve Tuncay Sonel'in tutukluluğu
Gülistan Doku, 2014 yılında Tunceli'de kaybolmuş ve uzun süre kendisinden haber alınamamıştı. Yıllar sonra cesedi bulunan Doku'nun cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin valisi Tuncay Sonel'in de aralarında bulunduğu birçok isim gözaltına alınmıştı. Sonel, yargılama sürecinde tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturma derinleştikçe, Sonel'in yalnızca bu cinayetle bağlantılı olmadığı, aynı zamanda organize bir suç örgütü kurduğu ve bu örgütü devlet imkânlarını kullanarak yönlendirdiği iddiaları ortaya atıldı.
Paralel suç ağı ve çevre illerdeki faaliyetler
Elde edilen bilgilere göre, Tuncay Sonel, görev yaptığı dönemde özellikle Tunceli, Elazığ, Bingöl ve Erzincan gibi çevre illerde kendisine bağlı bir suç ağı oluşturdu. Bu ağın, devletin kendisine sağladığı resmi imkânları kullanarak siyasi ve bürokratik isimler hakkında istihbarat topladığı, kişilerin özel hayatlarına müdahale ettiği ve bu bilgileri şantaj amacıyla kullandığı öne sürüldü. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, Sonel'in talimatlarıyla birçok ev ve iş yerine böcek (dinleme cihazı) yerleştirildiği ve bu cihazlarla gizlice kayıt yapıldığı tespit edildi.
FETÖ benzeri yapılanma
Savcılık makamı, Tuncay Sonel'in kurduğu yapılanmanın FETÖ ile benzerlikler taşıdığını belirtiyor. Her iki yapılanmanın da devlet içinde paralel bir örgütlenme oluşturarak, kendi amaçları doğrultusunda hareket ettiği ve bu amaçla yasa dışı yöntemlere başvurduğu ifade ediliyor. Sonel'in, örgüt üyelerine 'Gereğini yaparsınız gardaş' şeklinde talimatlar gönderdiği ve bu talimatların örgütün hiyerarşik yapısını teyit ettiği kaydediliyor.
Soruşturmanın boyutu ve alınan ifadeler
Soruşturma kapsamında şu ana kadar çok sayıda kişi ifade verdi. İfadelerde, Tuncay Sonel'in özellikle valilik makamını kullanarak bazı iş adamları ve siyasetçiler üzerinde baskı kurduğu, onlardan menfaat temin ettiği ve bu kişileri tehdit ettiği anlatıldı. Ayrıca, örgütün sadece Tunceli ile sınırlı kalmadığı, çevre illerde de etkin olduğu ve bu illerdeki bazı bürokratlarla iş birliği içine girdiği iddia edildi. Adli makamlar, elde edilen deliller doğrultusunda geniş kapsamlı bir operasyon düzenledi ve örgütün birçok üyesini gözaltına aldı.
Hukuki süreç ve kamuoyu tepkisi
Tuncay Sonel'in tutukluluğu devam ederken, davayla ilgili kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle insan hakları örgütleri ve bazı siyasi partiler, yaşananların devletin kurumlarına olan güveni sarstığını ve bu tür yapılanmaların bir an önce ortaya çıkarılması gerektiğini belirtiyor. Davayı takip eden avukatlar, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi ve tüm delillerin ortaya konması çağrısında bulunuyor. Öte yandan, Gülistan Doku ailesi, adalet arayışlarının süreceğini ve suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini ifade ediyor.
Bu gelişmeler, kamuoyunda devlet içindeki yapılanmalara yönelik endişeleri yeniden gündeme getirdi. Tuncay Sonel'in tutuklu yargılanması, dava sürecinin doğru işlemesi halinde, benzer nitelikteki diğer suç örgütlerinin de deşifre edilmesi açısından önemli bir örnek teşkil edebilir. Hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, tüm iddiaların mahkemede aydınlatılması ve yargı bağımsızlığının korunması, toplumsal adalet duygusunun güçlenmesine katkı sağlayacaktır.