Eski Mossad Başkanı Yossi Cohen, İsrail istihbarat servisinin 2018 yılında İran'ın gizli nükleer arşivine yönelik gerçekleştirdiği operasyonun provasının Afrika kıtasında yapıldığını itiraf etti. Cohen, yıllar sonra kamuoyuyla paylaştığı bu bilgiyle, operasyonun perde arkasına ışık tuttu. İsrail'in Tahran'daki nükleer belgeleri ele geçirmek için kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttüğü ortaya çıkarken, Cohen'in açıklamaları uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı.
Operasyonun detayları ve Afrika bağlantısı
Yossi Cohen, İsrail'in en gizli operasyonlarından biri olarak kabul edilen bu harekât için Afrika'da bir simülasyon alanı kurulduğunu belirtti. Operasyonda görev alacak ajanlar, İran'daki hedef binaya benzer bir yapıda eğitim aldı. Cohen, eğitimin Afrika'da olmasının temel nedeninin, İran'a coğrafi ve iklimsel benzerlikler taşıması olduğunu ifade etti. Ayrıca, operasyon sırasında kullanılacak teknik donanım ve iletişim sistemlerinin de bu provada test edildiği öğrenildi. İsrail basınına göre, Mossad ajanları Afrika'da haftalarca süren bir eğitim programına tabi tutuldu.
Arşiv operasyonu ve sonrası
İsrail, 2018 yılında Tahran'daki bir depodan İran'ın gizli nükleer arşivini ele geçirdiğini duyurmuştu. Operasyon, İran'ın nükleer programına ilişkin binlerce belge ve dosyayı içeriyordu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu belgeleri BM ve uluslararası toplumla paylaşarak İran'ın nükleer anlaşmayı ihlal ettiğini kanıtlamaya çalışmıştı. Operasyonun başarısı, Mossad'ın istihbarat kabiliyetlerini bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak Cohen'in açıklamaları, operasyonun ne kadar titizlikle planlandığını ve hazırlık aşamasının ne denli kapsamlı olduğunu ortaya koyuyor.
Tepkiler ve uluslararası boyut
Cohen'in itirafı, İran tarafından sert bir dille kınandı. Tahran yönetimi, İsrail'in bu tür operasyonlarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunuyor. Öte yandan, bazı uluslararası analistler, İsrail'in bu tür eylemlerinin uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu belirtiyor. Afrika'da yapılan provanın, kıta ülkelerinin egemenliğini ihlal ettiği yönünde eleştiriler de var. Ancak İsrail hükümeti, operasyonun meşruiyetini savunarak, İran'ın nükleer tehdidine karşı bu tür önlemlerin gerekli olduğunu ifade ediyor.
Eski Mossad şefinin bu açıklamaları, istihbarat tarihinin en dikkat çekici operasyonlarından birinin ayrıntılarını gün yüzüne çıkarırken, İsrail-İran geriliminin boyutlarını da bir kez daha hatırlatıyor. Afrika'nın istihbarat operasyonlarında bir eğitim üssü olarak kullanılması, kıtanın jeopolitik önemini de sorgulatıyor.