Adana'da boşandığı eşi Ayşe Katırcı'yı tehdit ettiği, kefen gönderdiği ve ardından 8 bıçak darbesiyle yaraladığı iddia edilen Arif Tanrıkulu, emniyetteki ifadesinde 'O benim karımdı, başkasıyla görüşüyordu. Onu öldürseydim daha iyiydi' diyerek pişmanlık duymadığını gösterdi. Olay, kentte büyük yankı uyandırırken, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında dikkatleri yeniden üzerine çekti.
Olayın geçmişi
Geçtiğimiz hafta Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde meydana gelen olayda, Arif Tanrıkulu (42), boşandığı eşi Ayşe Katırcı (38) ile konuşmak istedi. Katırcı'nın yanına giden Tanrıkulu, çıkan tartışmanın ardından yanında getirdiği bıçakla eski eşine saldırdı. Çevredekilerin araya girmesiyle olay yerinden kaçan Tanrıkulu, kısa süre sonra polis ekiplerince yakalandı.
Yaralanan Ayşe Katırcı, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Vücudunda 8 bıçak darbesi bulunduğu belirlenen Katırcı'nın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Yoğun bakımda tedavisi süren Katırcı'nın durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Tanrıkulu'nun çelişkili ifadeleri
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Arif Tanrıkulu, ifadesinde olayın nasıl gerçekleştiğine dair çelişkili beyanlarda bulundu. İlk ifadesinde olayın kaza sonucu yaşandığını öne süren Tanrıkulu, daha sonra detayları anlatırken 'Eşimi çok seviyordum. Onu kaybetmek istemedim. Ayşe'nin başka biriyle görüştüğünü öğrenince sinirlerime hakim olamadım. Kıskançlık yüzünden böyle bir şey yaptım' dedi.
Tanrıkulu'nun ifadesinde, olaydan bir gün önce eski eşine kefen gönderdiğini de kabul ettiği öğrenildi. Kefen paketinin üzerine not yazdığı belirtilen Tanrıkulu'nun, "Ya bana döneceksin ya da seni kefenle gönderirim" yazdığı iddia edildi. Ancak Tanrıkulu, bu iddiaları reddederek 'Ben ona kefen göndermedim. Bir şaka yapmıştım' dedi.
Kadına şiddet ve kefen gönderme eylemi
Bu olay, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, kefen göndermenin psikolojik şiddetin en ağır biçimlerinden biri olduğunu belirterek, bu tür eylemlerin önlenmesi için daha etkili önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, faillerin ifadelerinde sıkça görülen 'kıskançlık' bahanesinin asla kabul edilemeyeceğini ifade ediyorlar.
Ayşe Katırcı'nın ailesi, Arif Tanrıkulu hakkında en ağır cezayı istediklerini belirterek, "Kızımıza yıllarca eziyet etti. En sonunda da kefen gönderip bıçakladı. Bu adamın cezasız kalması durumunda başka kadınların da canı yanacak" şeklinde konuştu.
Yargı süreci ve sonuç
Arif Tanrıkulu, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkemece 'eşi kasten yaralama' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Önümüzdeki günlerde hakkında dava açılması bekleniyor. Savcılık, olayı 'tasarlayarak öldürmeye teşebbüs' olarak değerlendirip, daha ağır bir ceza istemiyle dava açabilir.
Bu tür olayların önüne geçilebilmesi için yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılması gerekiyor. Kadına yönelik şiddetle mücadelede etkili yasaların çıkarılması, uygulanması ve faillerin caydırıcı cezalar alması hayati önem taşıyor. Kefen gönderme gibi psikolojik şiddet içeren eylemlerin de suç kapsamına alınması ve cezalandırılması gerektiği tartışılıyor.
Adana'daki bu olay, bir kez daha göstermiştir ki kadına şiddet, sadece fiziksel boyutuyla değil, psikolojik ve ekonomik yönleriyle de ele alınmalıdır. Toplumun her kesimine düşen görev, şiddete asla göz yummamak ve mağdurların yanında durmaktır.