Adana'da yaklaşık 10 yıl önce boşandığı eski eşi tarafından evinde 8 yerinden bıçaklanan Ayşe Katırcı (42), yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kazanarak hayati tehlikeyi atlattı. Katırcı, hastane odasında yaşadığı dehşeti anlatırken, eski eşinin bir daha dışarı çıkmaması için en ağır cezayı almasını istedi. Olay, kadına yönelik şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne sererken, Katırcı’nın çocukları annelerinin ikinci şansını büyük bir korkuyla bekledi.
Kanlı Saldırının Detayları
Olay, geçtiğimiz hafta Adana’nın merkez Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, boşandığı eşi Mustafa K. (45), Ayşe Katırcı’nın evine gelerek tartışma başlattı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa K., yanında getirdiği bıçakla eski eşine vahşice saldırdı. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Katırcı’yı kanlar içinde buldu. İlk müdahalenin ardından Adana Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Katırcı, acil ameliyata alındı. Vücudunun çeşitli bölgelerinden 8 bıçak darbesi alan kadın, 3 gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Doktorların müdahalesiyle hayati tehlikeyi atlatan Katırcı, şimdi serviste tedavi görüyor.
Mağdurun Gözüyle Yaşananlar
Hastane odasında konuşan Ayşe Katırcı, saldırı anını “Kapıyı açtığımda karşımda onu görünce şok oldum. Boşanmamızın üzerinden yıllar geçmişti, hâlâ beni rahat bırakmıyordu. O gün de elinde bıçakla saldırdı. ‘Seni de çocuklarını da öldüreceğim’ diye bağırıyordu. Ben can havliyle kendimi korumaya çalıştım ama çok kan kaybettim” sözleriyle anlattı. Katırcı, o an çocuklarının annesiz kalacağını düşünerek yaşam mücadelesi verdiğini söyledi: “Benim çocuklarım annesiz kalacaktı. Onları düşünüp direndim. Oradan bir daha çıkmayacağının garantisini istiyorum. Bu cani bir daha dışarı çıkmasın, benim çocuklarım ondan korksun. En ağır cezayı alması için sonuna kadar mücadele edeceğim.”
Katırcı’nın avukatı ise Mustafa K. hakkında ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve tutuklu yargılandığını belirtti. Avukat, “Müvekkilimin ifadesine göre, saldırgan boşandıktan sonra sürekli tehdit ediyormuş. Bu olay, kadınların maruz kaldığı şiddetin en uç örneklerinden biri. Adaletin yerini bulması için takipçisi olacağız” dedi.
Kadına Şiddet ve Toplumsal Bağlam
Bu vahşi saldırı, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye’de her yıl binlerce kadın eşleri veya eski eşleri tarafından şiddete maruz kalıyor, birçoğu hayatını kaybediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, 2024’te 300’den fazla kadın öldürüldü. Uzmanlar, boşanma sürecinin ardından eski eşlerin ısrar ve takibin de şiddetin bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Bu tür olayların önlenmesi için yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanıyor. Ayşe Katırcı’nın yaşadıkları, kadına şiddetin sadece fiziksel değil, psikolojik boyutlarını da içeren bir travma olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, mağdurların destek alması ve şiddet uygulayanlara yönelik caydırıcı cezaların verilmesi gerektiğini belirtiyor. Katırcı’nın davası, yalnızca bir kadının adalet arayışı değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdan muhasebesi niteliği taşıyor.
Adalet Beklentisi
Ayşe Katırcı, eski eşi Mustafa K.’nin tutuklanmasından sonra tekrar aynı korkuyu yaşamamak için devletten koruma talep ediyor. “O adam bir daha karşıma çıkmasın. Ben ve çocuklarım artık huzur içinde yaşamak istiyoruz” diyen Katırcı’nın avukatı, dava sürecinin yakından takip edildiğini ve gerekli girişimlerin yapıldığını söyledi. Bu olay, kadına şiddetle mücadelede yalnızca cezaların değil, alınacak önleyici tedbirlerin de önemini ortaya koyuyor. Toplumun her kesiminde kadına yönelik şiddet kınanırken, bu tür saldırıların cezasız kalmaması için yargı sürecinin etkin işlemesi en büyük beklenti.