Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma kapsamında eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, "rüşvet" ve "irtikap" suçlamalarıyla tutuklandı. Soruşturma, belediyenin imar ve ihale süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı iddialarına dayanıyor. Köseler'in, belediye başkanlığı döneminde bazı ihalelere fesat karıştırdığı ve karşılığında menfaat sağladığı öne sürülüyor. Beykoz Adliyesi'ne sevk edilen Köseler, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma süreci ve iddialar
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla başlatılan soruşturma, imar planı değişiklikleri ve belediye ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı ihbarları üzerine derinleştirildi. Yapılan incelemelerde, bazı firmalara imar ayrıcalığı tanındığı ve ihalelerin belirli kişilere verildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında daha önce üst düzey belediye bürokratları da ifade vermiş, bazıları tutuklanmıştı. Alaattin Köseler'in de bu zincirin bir parçası olduğu, rüşvet ve irtikap fiillerini işlediği iddia ediliyor.
Alaattin Köseler'in siyasi kariyeri
Alaattin Köseler, 2019-2024 yılları arasında Beykoz Belediye Başkanı olarak görev yapmıştı. Daha önce de çeşitli kamu görevlerinde bulunan Köseler, görev süresi boyunca altyapı ve kentsel dönüşüm projeleriyle adını duyurmuştu. Ancak görev süresinin sonlarına doğru imar usulsüzlükleriyle ilgili ihbarlar artmış, bunun üzerine savcılık harekete geçmişti. Köseler, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde aday olmamıştı.
Yargı süreci ve hukuki boyut
Tutuklama kararının ardından hukukçular, süreci yakından takip ediyor. Savcılık, soruşturma dosyasının gizliliğini korurken, Köseler hakkında "ihaleye fesat karıştırma", "rüşvet alma" ve "irtikap" suçlarından kamu davası açılması bekleniyor. Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddelerine göre bu suçların cezası 8 ila 15 yıl arasında hapis öngörüyor. Köseler'in avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve tutuklama kararına itiraz edeceklerini açıkladı.
Beykoz'da yaşanan bu gelişme, yerel yönetimlerde etik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Belediye başkanları ve bürokratlar üzerinde denetim mekanizmalarının yeterliliği sorgulanırken, benzer soruşturmaların başka ilçelerde de genişletilebileceği konuşuluyor. Kamuoyu, yargının bu süreçte somut delillere dayanarak karar vermesini bekliyor.
Alaattin Köseler'in tutuklanması, yalnızca Beykoz değil, genel olarak belediyelerin ihale ve imar süreçlerinde şeffaflık tartışmalarını da beraberinde getirdi. Türkiye'de belediyelerin denetiminde etkin müfettiş ve soruşturmacı atamaları, yolsuzluk iddialarının önüne geçilmesi için önemli bir adım olarak görülüyor. Bu dava, yerel yönetimlerde hesap verebilirlik ilkesinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.