İstanbul'da 2 çocuk annesi Seda Nur Atılkan (30), eşi U.A. tarafından yaklaşık 4 saat boyunca şarj kablosu ve kemerle boğulmaya çalışıldı, boğazına bıçak dayandı. Su sesi duyunca evden kaçıp komşusuna sığınan Atılkan, ölümden döndü. Tutuklanan eşi hakkında 'silahla tehdit' ve 'kasten yaralama' suçlarından iddianame hazırlandı.
Olayın Detayları: 4 Saatlik Kabus
İstanbul'un Kartal ilçesinde meydana gelen olayda, Seda Nur Atılkan, eşi U.A. ile aralarında çıkan tartışmanın ardından şiddete maruz kaldı. İddiaya göre U.A., eşini şarj kablosu ve kemerle boğmaya çalıştı, ardından boğazına bıçak dayayarak tehdit etti. Yaklaşık 4 saat süren bu işkence sırasında Atılkan, defalarca ölüm korkusu yaşadı. Son olarak su sesi duyan Atılkan, eşinin dikkatinin dağılmasından faydalanarak evden kaçtı ve komşusuna sığındı. Komşusunun ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Atılkan, hastanede tedavi altına alınırken, vücudunda darp izleri ve boğulma nedeniyle oluşan yaralar tespit edildi.
Gözaltı ve Tutuklama Süreci
Olayın ardından gözaltına alınan U.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Savcılık, U.A. hakkında 'silahla tehdit' ve 'kasten yaralama' suçlarından iddianame hazırladı. İddianamede, sanığın eşine yönelik sistematik şiddeti ve tehditleri detaylandırıldı. Seda Nur Atılkan'ın avukatı, müvekkilinin uzun süre psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü, olay günü ise ölümle burun buruna geldiğini belirterek, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Kadın Cinayetleri ve Aile İçi Şiddet: Türkiye'de Durum
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri her geçen gün artış gösteriyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2023 yılında 315 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 2024'ün ilk aylarında ise bu sayı hızla artmaya devam ediyor. Uzmanlar, pandemi sonrası artan ekonomik sıkıntılar ve sosyal izolasyonun aile içi şiddeti tetiklediğini vurguluyor. Özellikle İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme tartışmaları ve uygulamadaki eksiklikler, kadınları koruma mekanizmalarının zayıflamasına neden oldu. Seda Nur Atılkan gibi birçok kadın, şiddet gördüğü halde koruma kararlarının etkin uygulanmamasından şikayetçi. Yetkililer, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirtiyor.
Mağdurun Çağrısı: 'Ölmek İstemiyorum, Çocuklarım Annesiz Kalmasın'
Seda Nur Atılkan, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı. "Ölmek istemiyorum, çocuklarım annesiz kalmasın" diyen Atılkan, eşinin kendisine uzun süredir şiddet uyguladığını, ancak bu kez öldürmeye teşebbüs ettiğini söyledi. Atılkan, "Beni defalarca boğmaya çalıştı, bıçakla tehdit etti. Çocuklarımın korku içinde ağlamasına rağmen durmadı. Su sesini duyunca kaçtım, yoksa beni öldürecekti" ifadelerini kullandı. Atılkan, kendisine ve çocuklarına yönelik tehditlerin devam ettiğini, adaletin bir an önce yerini bulmasını istedi.
Uzman Görüşü: Şiddetin Döngüsü ve Koruma Mekanizmaları
Aile içi şiddet uzmanları, Seda Nur Atılkan'ın yaşadığı olayın tipik bir şiddet döngüsünün son halkası olduğunu belirtiyor. Psikolog Dr. Elif Kaya, "Şiddet genellikle sözlü tehditlerle başlar, ardından fiziksel boyuta ulaşır. Mağdur, çoğu zaman ekonomik ve duygusal bağımlılık nedeniyle ayrılamaz. Ancak bu tür olaylarda en kritik nokta, mağdurun kaçma fırsatını yakalamasıdır. Seda Nur, bu fırsatı yakalayarak hayatta kalmıştır" dedi. Kaya, koruma kararlarının etkin uygulanması ve sığınma evlerinin sayısının artırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, toplumsal farkındalığın artması ve komşuların duyarsız kalmaması gerektiğini ekledi.
Seda Nur Atılkan'ın yaşadığı olay, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ne boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Tutuklanan U.A. hakkında açılan davanın seyri, benzer durumdaki kadınlar için emsal teşkil edecek. Adaletin yerini bulması ve kadınların güvenli bir yaşam sürmesi için yasal ve toplumsal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekiyor. Seda Nur Atılkan'ın "Ölmek istemiyorum" çığlığı, aslında tüm şiddet mağduru kadınların ortak sesi.