İstanbul Kağıthane'de yaşanan kan donduran olayda, 4 gündür haber alınamayan 35 yaşındaki Ayşe Yılmaz'ın cesedi, ormanlık alanda bulundu. Eşi Mehmet Yılmaz, kayıp başvurusu sırasında kameralar önünde gözyaşı dökerek eşini aradığını söylemişti. Ancak polisin titiz çalışması, cinayetin failinin aslında ağlayan koca olduğunu ortaya çıkardı. Mehmet Yılmaz, emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf etti ve eşini boğarak öldürdüğünü, ardından cesedini ormanlık alana götürüp gömdüğünü söyledi.
Kayıp Başvurusu ve Gözyaşları
Olay, 15 Temmuz Pazartesi günü Kağıthane'deki evlerinde yaşanan tartışmanın ardından başladı. Ayşe Yılmaz, tartışmanın ardından evden ayrıldı ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Eşi Mehmet Yılmaz, iki gün sonra karakola giderek kayıp başvurusunda bulundu. Polis merkezinde gazetecilere konuşan Mehmet Yılmaz, "Eşimle küçük bir tartışma yaşadık, sinirle evden çıktı. Bir daha dönmedi. Onu çok seviyorum, Allah'ım bulunması için yardım edin" diyerek gözyaşı döktü. Görüntüler, ulusal basında geniş yankı uyandırdı ve komşuları Ayşe Yılmaz'ın iyi bir insan olduğunu, aileden uzaklaşmasının normal olmadığını belirtti.
Polisin Şüphesi ve İtiraf
Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kayıp dosyasını derinlemesine inceledi. Çevredeki güvenlik kameralarını tek tek izleyen polis, Ayşe Yılmaz'ın evden ayrıldığını gösteren bir görüntüye rastlayamadı. Bu durum, şüpheleri eşi Mehmet Yılmaz üzerinde yoğunlaştırdı. Yapılan araştırmada, Mehmet Yılmaz'ın daha önce eşine şiddet uyguladığı ve bir kez uzaklaştırma kararı aldırdığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan Mehmet Yılmaz, polis merkezinde önce suçlamaları reddetti. Ancak detaylı sorgulama sonrası, "O gün tartıştık, sinirime hakim olamadım. Onu boğazından sıktım, ne yaptığımı bilmiyorum" diyerek itirafta bulundu.
Ceset Ormanlık Alanda Bulundu
İtirafın ardından harekete geçen ekipler, Mehmet Yılmaz'ın gösterdiği Kemerburgaz ormanlık alanında yapılan aramada, Ayşe Yılmaz'ın cenazesine ulaştı. Ceset, üzeri toprakla örtülmüş halde bulundu. Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından ceset, Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Otopsi raporuna göre Ayşe Yılmaz'ın boğularak öldürüldüğü ve herhangi bir cinsel saldırı izine rastlanmadığı belirtildi. Ayşe Yılmaz'ın cenazesi, ailesi tarafından memleketi Sivas'ta toprağa verildi.
Adli Süreç ve Toplumsal Tepki
Mehmet Yılmaz, emniyetteki işlemlerinin ardından "Eşi kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlk duruşması önümüzdeki ay görülecek. Olay, kadına yönelik şiddetin ne kadar vahim boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Kadın dernekleri, adli sürecin titizlikle takip edilmesini ve benzer olayların yaşanmaması için caydırıcı cezaların artırılmasını talep etti. İstanbul Valiliği, olayla ilgili herhangi bir idari soruşturma başlatılmadığını ancak adli sürecin devam ettiğini açıkladı.
Yaşanan bu trajedi, toplumda derin bir üzüntü ve öfkeye neden oldu. Kameralar önünde ağlayan bir kocanın, aslında eşinin katili olması, medya aracılığıyla sergilenen duygusal manipülasyonun ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi. Uzmanlar, kayıp vakalarında öncelikle yakın çevrenin araştırılması gerektiğini ve duygusal tepkilerin masumiyet karinesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Olay, kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal farkındalığın artırılması ve yasal önlemlerin güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Bu tür üzücü olayların bir daha yaşanmaması dileğiyle, adalet sürecinin en kısa sürede tamamlanması ve gerekli cezaların verilmesi bekleniyor.