Erzurum'da define avcılarının tahrip ettiği Hamamderesi Kaya Mezarı'nın altında, 1800 yıllık olduğu değerlendirilen odalar ve yaşam alanlarından oluşan bir yeraltı şehri keşfedildi. Bölgede yürütülen kazı çalışmaları, tarihi dokunun ne kadar zengin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Kazı Çalışmaları ve İlk Bulgular
Erzurum Müzesi Müdürlüğü koordinesinde başlatılan kurtarma kazılarında, daha önce definecilerin dinamitle tahrip ettiği alanda, ana kayanın içine oyulmuş çok sayıda oda ve koridor ortaya çıkarıldı. Uzmanlar, yapının yer altı şehri niteliği taşıdığını ve Roma dönemine ait olduğunu belirtiyor. İlk belirlemelere göre, yer altı şehrinde toplam 12 oda bulunuyor ve bu odalar birbirine geçitlerle bağlanıyor.
Kazı başkanı Doç. Dr. Ayşe Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Bu alanın bir yerleşim yeri olarak kullanıldığını gösteren çok sayıda bulguya rastladık. Odalarda, günlük yaşamda kullanılan kaplar, öğütme taşları ve çeşitli aletler ele geçirildi. Ayrıca, havalandırma bacaları ve su kanalları da dikkat çekiyor" dedi.
Definecilerin Tahribatı ve Koruma Çalışmaları
Yaklaşık iki yıl önce defineciler tarafından fark edilen kaya mezarı, kaçak kazılarla büyük ölçüde tahrip edilmişti. Bölgeye gelen jandarma ekipleri, definecileri suçüstü yakalamış ve alanı müze müdürlüğüne bildirmişti. Ardından başlatılan çalışmalarda, önce mezar odası temizlenmiş, daha sonra yapının alt katmanlarında yer alan odalara ulaşılmıştı.
Erzurum Valiliği, bölgenin koruma altına alındığını ve çevresinde güvenlik önlemlerinin artırıldığını açıkladı. Ayrıca, yer altı şehrinin turizme kazandırılması için proje hazırlıklarına başlandığı belirtildi. Uzmanlar, bölgede daha geniş çapta kazı yapılması halinde, yeni odaların ve hatta belki de bir yerleşim kompleksinin ortaya çıkabileceğini ifade ediyor.
Tarihi ve Kültürel Önem
Hamamderesi Kaya Mezarı, daha önce de bölgede önemli bir Roma yerleşimi olduğuna dair ipuçları vermişti. Yeni keşif, Erzurum'un bilinen tarihinin çok daha eskiye dayandığını ve bölgenin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını kanıtlıyor.
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, bu tür keşiflerin bölge turizmi için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Erzurum, tarih boyunca birçok uygarlığın kavşak noktası olmuştur. Bu yeraltı şehri, bölgenin sadece askeri değil aynı zamanda sivil yaşamına da ışık tutuyor. Turizme kazandırılması, hem ekonomik hem de kültürel anlamda katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
Yer altı şehrinin benzerlerine Nevşehir, Derinkuyu gibi bölgelerde rastlandığını belirten uzmanlar, Doğu Anadolu'da da bu tür yapıların olabileceğinin artık daha güçlü bir ihtimal olduğunu söylüyor. Bu keşif, bölgedeki arkeolojik çalışmaların hızlandırılması gerektiğini de ortaya koyuyor.
Yetkililer, vatandaşları tarihi eserler konusunda duyarlı olmaya çağırırken, kaçak kazı yapanların en kısa sürede yetkililere bildirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Tarihi eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması, hepimizin ortak sorumluluğu olarak öne çıkıyor.