Erzurum'da 2021 yılında yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran cinayet davasında Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği cezaları onadı. Gürcistan uyruklu Padına Avcı'nın (35) kocası Ayhan Avcı'yı (49) öldürdüğü olayda, haksız tahrik indirimi uygulanarak verilen 17 yıl hapis cezası ile olayın azmettiricisi olduğu iddia edilen Fahrullah Özdemir'e (57) verilen 15 yıl hapis cezası, Yargıtay tarafından hukuka uygun bulundu. Karar, hem adli sürecin sonuçlanması hem de benzer vakalara emsal teşkil etmesi açısından önem taşıyor.
Olayın Geçmişi
Olay, Erzurum'un Yakutiye ilçesine bağlı kırsal bir bölgede, 2021 yılının Temmuz ayında meydana geldi. Ayhan Avcı, kendisine ait tarladaki kulübede ölü bulundu. Yapılan otopsi ve soruşturma sonucunda, Avcı'nın başına kürekle vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Eşi Padına Avcı, ifadesinde, Ayhan Avcı'nın kendisini başka erkeklerle ilişkiye zorladığını, bu nedenle olayı gerçekleştirdiğini söyledi. Ancak soruşturma kapsamında, Padına Avcı'nın aslında Fahrullah Özdemir ile planlı bir cinayet işledikleri ortaya çıktı. İddiaya göre, Padına Avcı ile Özdemir arasında gönül ilişkisi vardı ve çift, Ayhan Avcı'yı bu şekilde ortadan kaldırmayı planladı.
Yargı Süreci ve Karar
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Padına Avcı 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme, sanığın 'haksız tahrik' altında suç işlediği gerekçesiyle cezayı 17 yıla indirdi. Öte yandan, cinayeti azmettirdiği gerekçesiyle yargılanan Fahrullah Özdemir'e ise 'kasten öldürmeye azmettirme' suçundan 15 yıl hapis cezası verildi. Kararın ardından tarafların avukatları temyiz başvurusunda bulundu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı. Kararda, delillerin ve ifadelerin tutarlı olduğu, verilen cezaların suçun niteliğine uygun olduğu vurgulandı.
Haksız Tahrik İndirimi Tartışması
Karar, haksız tahrik indirimi konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Kadın cinayetleriyle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, Padına Avcı'ya verilen indirimin, kadına yönelik şiddetin meşrulaştırılmasına yol açabileceği eleştirisinde bulundu. Oysa mahkeme, sanığın üzerinde baskı kurulduğu ve psikolojik şiddet altında olduğu yönündeki beyanlarını dikkate alarak indirim uyguladığını açıkladı. Uzmanlar ise, benzer davalarda 'haksız tahrik' kavramının geniş yorumlanmaması gerektiğini, her olayın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, Fahrullah Özdemir'in savunması, olayın planlı bir cinayet olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi. Özdemir, yargılama sürecinde suçlamaları reddetse de, elde edilen telefon görüşmeleri ve tanık ifadeleri, çiftin cinayeti önceden planladığını ortaya koydu. Yargıtay da bu delilleri yeterli bularak, azmettirme suçunun sabit olduğuna hükmetti.
Bu karar, Türk yargı sisteminde kadına yönelik şiddet ve cinayet davalarında verilen cezaların caydırıcılığı açısından mercek altına alındı. Bir yandan kadınların kendilerini savunma hakları, diğer yandan cezasızlık algısının önlenmesi arasında hassas bir denge kurulmaya çalışılıyor. Erzurum'daki bu dava, yerel bir cinayet olmaktan öte, toplumsal cinsiyet eşitliği ve adalet dağıtımı konularında önemli bir referans noktası haline geldi.