Ermenistan'da halk, bugün erken genel seçimler için sandık başına gitti. Seçim, Başbakan Nikol Paşinyan'ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi'nin iktidarını koruyup koruyamayacağını ve ülkenin Batı'ya yöneliminin devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Sandıkların açılmasıyla birlikte başkent Erivan'da yoğun bir oy verme süreci yaşanıyor.
Paşinyan'ın Avrupa vaadi
Başbakan Paşinyan, seçim kampanyası boyunca Avrupa Birliği ile entegrasyonu ön planda tuttu. Ülkenin ekonomik kalkınması için Batı ile iş birliğinin şart olduğunu savunan Paşinyan, Rusya'ya olan bağımlılığı azaltma sözü verdi. Özellikle 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nın ardından Moskova'yla ilişkilerde gerginlik yaşanırken, Paşinyan halka daha demokratik ve refah bir gelecek vaat ediyor.
Moskova'nın baskısı
Seçim öncesinde Rusya, Ermenistan'a yönelik ekonomik yaptırımları artırdı. Moskova, Paşinyan yönetiminin Batı'ya yaklaşmasından rahatsızlık duyuyor. Uzmanlara göre Rusya, enerji ve ticaret anlaşmalarını kullanarak Ermenistan'ı kendi yörüngesinde tutmaya çalışıyor. Bu baskıların seçmen tercihlerini etkileyip etkilemeyeceği merak konusu.
Muhalefet ve adaylar
Paşinyan'ın karşısında eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı ve diğer muhalefet partileri yarışıyor. Koçaryan, Rusya ile daha sıkı ilişkiler kurulmasını ve Paşinyan'ın politikalarının ülkeyi felakete sürüklediğini savunuyor. Seçim anketleri, Paşinyan'ın hafif bir önde olduğunu ancak koalisyon ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Seçim süreci
Ülke genelinde 2.5 milyona yakın seçmen bulunuyor. Sandıklar sabah 08.00'de açılırken, oy verme işlemi akşam 20.00'de sona erecek. İlk sonuçların gece yarısına doğru netleşmesi bekleniyor. Uluslararası gözlemciler, seçimin şeffaf ve adil geçmesi için sahada denetim yapıyor.
Ermenistan, bu seçimle birlikte önemli bir yol ayrımında. Paşinyan'ın zaferi, Avrupa'ya yönelimi hızlandırırken, muhalefetin kazanması Moskova'ya dönüş anlamına gelebilir. Seçim sonuçları sadece Ermenistan'ın değil, Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengelerin de seyrini değiştirebilir. Bağımsız gözlemciler, sürecin demokratik normlara uygun işlemesinin bölge istikrarı için kritik olduğunu vurguluyor.