İstanbul'da erkeklere yönelik cinsel taciz iddiasıyla gündeme gelen 30 yaşındaki Z.E. hakkında mahkeme kararını verdi. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık, 'cinsel saldırı' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından toplam 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Olay, geçtiğimiz aylarda sosyal medyada büyük yankı uyandırmış, kadın zanlının birden fazla erkeği taciz ettiği iddia edilmişti.
İddianamedeki suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Z.E.'nin 2023 yılı içerisinde farklı tarihlerde en az 5 erkeğe cinsel tacizde bulunduğu belirtiliyor. Zanlının, sosyal medya ve arkadaş çevresi aracılığıyla tanıştığı erkekleri çeşitli bahanelerle evine veya otellere çağırdığı, ardından tehdit ve şiddet kullanarak cinsel eylemlerde bulunduğu öne sürüldü. Mağdurlardan biri, yaşadıklarını polise bildirerek şikayetçi olmuş, diğer mağdurlar da sürece dahil olmuştu.
Mahkeme süreci ve ceza
Yargılama sürecinde savunma yapan Z.E., suçlamaları reddederek olayların tamamen rıza çerçevesinde gerçekleştiğini iddia etti. Ancak mahkeme, mağdurların ifadeleri, tanık beyanları ve telefon mesajları gibi delilleri dikkate alarak sanığı suçlu buldu. Mahkeme heyeti, 'cinsel saldırı' suçundan 10 yıl, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 3 yıl 4 ay olmak üzere toplam 13 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetti. Ceza, iyi hal indirimi uygulanmadan verildi.
Toplumsal yankılar
Dava, Türkiye'de kadınların erkeklere yönelik cinsel tacizi konusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu tür vakaların nadiren rapor edildiğini, mağdurların toplumsal baskı ve damgalanma korkusuyla sessiz kaldığını belirtiyor. Karar, sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, birçok kullanıcı adaletin yerini bulduğunu ifade etti.
Konuya dair bağımsız değerlendirmelerde bulunan hukukçular, bu kararın cinsel suçlarda cinsiyet eşitliği açısından önemli bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Türk Ceza Kanunu'nda cinsel suçların tanımının cinsiyet ayrımı gözetmeksizin yapıldığını hatırlatan uzmanlar, mağdurların her iki cinsiyetten de olabileceğinin altını çiziyor. Bu davanın, benzer durumdaki diğer mağdurları da şikayetçi olmaya teşvik etmesi bekleniyor.