Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, geçtiğimiz günlerde Ankara’da düzenlenen NATO buluşması sırasında gerçekleştirilen protesto eylemleri gerekçesiyle gözaltına alınan 17 kişiye yönelik uygulamalara sert tepki gösterdi. Aralarında TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, TİP Çankaya İlçe Başkanı Ilgın Baran Öcal ve TİP Ankara İl Gençlik Sorumlusu Oğulcan Boz’un da yer aldığı grubun üç gündür gözaltında tutulduğunu belirten Baş, bu durumun demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez olduğunu vurguladı. Baş, “Türkiye’yi ebediyen açık hava hapishanesine dönüştürmek istiyorsanız bilelim. Bu keyfi gözaltıların bir an önce sona ermesi gerekiyor” dedi.
Gözaltı süreci ve protestolar
Ankara’da düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı sırasında çeşitli sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler tarafından eş zamanlı protesto eylemleri düzenlenmişti. Bu eylemler sırasında emniyet güçleri çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında TİP, HDP gibi partilerin üyelerinin yanı sıra bağımsız aktivistler de bulunuyor. TİP’ten yapılan açıklamada, gözaltısı devam edenlerin savunma avukatlarına erişimlerinin kısıtlandığı ve ifade alma süreçlerinin usule aykırı şekilde uzatıldığı iddia edildi. Erkan Baş, konuyla ilgili olarak “Parti yöneticilerimiz ve gençlik örgütümüzün üyeleri, sadece barışçıl bir protestoya katıldıkları için gözaltına alındı. Şu ana kadar herhangi bir şiddet olayına karıştıklarına dair bir delil sunulmadı. Bu, doğrudan siyasi bir baskıdır” ifadelerini kullandı.
Hukuki ve siyasi boyut
Olay, Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri, gözaltı sürecinin uzatılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirterek, sürecin şeffaf bir şekilde işletilmesini talep etti. Hukukçular, gözaltı süresinin 48 saati aşmasının ancak toplu suçlarda ve savcılık kararıyla mümkün olduğunu, mevcut durumda bu şartların oluşmadığını ifade ediyor. TİP lideri Baş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu gözaltılar, hükümetin muhalefeti sindirme politikasının bir parçası. NATO toplantısını bahane ederek demokratik hakları askıya almak, uluslararası hukuka da aykırıdır.” Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmazken, gözaltına alınanların bugün veya yarın adliyeye sevk edilecekleri yönünde bilgiler bulunuyor. TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Arkadaşlarımızın serbest bırakılması için gereken tüm hukuki yolları kullanacağız” dedi.
Toplumsal tepkiler ve beklentiler
Gözaltılar, özellikle sosyal medyada geniş yankı buldu. #NATOGözaltıları ve #ErkanBaş etiketleri kısa sürede trend listesine girdi. Sivil toplum kuruluşları ve bazı barolar, gözaltı sürecine ilişkin inceleme başlatılması için başvuruda bulundu. Ankara Barosu, avukatlarına erişim kısıtlamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Erkan Baş’ın açıklamaları, muhalefet partilerinde de destek bulurken, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Bu tür uygulamalar ülkemizin demokratik itibarını zedeliyor. Yetkilileri sağduyuya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. TİP’in önümüzdeki günlerde Ankara’da bir basın açıklaması yaparak süreci kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.
Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği demokratikleşme sorunları, NATO gibi uluslararası bir toplantı vesilesiyle bir kez daha su yüzüne çıktı. Gözaltılar, ülkedeki ifade özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı konusundaki endişeleri artırırken, olayın simgesel niteliği dikkat çekiyor. NATO’nun temel değerleri arasında sayılan demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin, ev sahibi ülkede bu şekilde ihlal ediliyor olması, ittifakın söylemleriyle uygulamaları arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor. Siyasi partilerin ve sivil toplumun bu konuda ortak bir tavır sergilemesi gözaltıların sona ermesi ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için önemli bir adım olabilir.