İzmir'de özel bir klinikte hayatını kaybeden Op. Dr. Özlem Gültekin'in (45) ölümü, kalp krizi olarak raporlandırılmıştı. Ancak savcılığın başlattığı derinlemesine soruşturma, olayın bir cinayet olabileceğini ortaya çıkardı. Gültekin'in eşi Erhan Çelik (52), şüpheli sıfatıyla gözaltına alındı. Adli Tıp Kurumu'nun ilk raporu, kadının vücudunda darp izleri bulunduğunu ve zehirlenme ihtimali üzerinde durulduğunu gösterdi.
Olayın Geçmişi ve İlk Şüpheler
Op. Dr. Özlem Gültekin, 3 Ekim 2025 tarihinde Konak ilçesindeki kliniğinde rahatsızlanarak yere yığılmıştı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, kadının kalp krizi geçirdiğini düşünerek müdahalede bulunmuş, ancak Gültekin hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. İlk otopsi raporu, ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiğini belirtmişti. Ancak Gültekin'in ailesi, kadının bir gün önce kendilerini arayarak "Eşimden korkuyorum" dediğini savunarak savcılığa başvurdu. Bunun üzerine dosya yeniden ele alındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebiyle genişletilen otopsi raporunda, Gültekin'in boyun ve kollarında morluklar tespit edildi, ayrıca kan örneklerinde yüksek dozda anksiyolitik ilaca rastlandı. Bu bulgular, olayın cinayet ihtimalini güçlendirdi. Erhan Çelik, ifadesi alınmak üzere 12 Ekim'de gözaltına alındı. Çelik'in, eşinin ölümünden bir gün önce avukatı aracılığıyla boşanma davası açtığı öğrenildi.
Soruşturmanın Kapsamı
Soruşturma kapsamında, kliniğin güvenlik kameraları inceleniyor. Görüntülerde, Gültekin'in son hastasını çıkardıktan sonra eşiyle kısa bir tartışma yaşadığı ve ardından yere yığıldığı iddia ediliyor. Çelik'in ifadesinde, eşiyle herhangi bir tartışma yaşamadığını, o sırada içeride olmadığını söylediği belirtiliyor. Ancak güvenlik kameralarının, olayın yaşandığı sırada Çelik'in klinikte olduğunu gösterdiği öne sürüldü.
- Otopsi raporu: Darp izleri ve ilaç kalıntısı
- Boşanma davası dosyası: Şiddet iddiaları yer alıyor
- Tanık ifadeleri: Klinik personelinin çelişkili beyanları
Aile ve Toplum Tepkisi
Özlem Gültekin'in ailesi, adalet istediklerini belirterek bir basın açıklaması yaptı. Ailenin avukatı Dilek Aydın, "Müvekkilimiz yıllarca şiddet gördü. Boşanma davası açtığı için öldürüldü. Bu bir kadın cinayetidir. Kamuoyunun bilmesini istiyoruz" dedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) de olayı yakından takip ediyor. TTB'den yapılan açıklamada, "Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri toplumsal bir yaradır. Bu davayı izliyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Sosyal medyada #ÖzlemGültekinİçinAdalet etiketi kısa sürede gündem oldu. Birçok kadın örgütü ve sağlık çalışanı, konuya dikkat çekmek için kliniğin önünde basın açıklaması yaptı. İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi, süreci yakından takip ettiğini duyurdu.
Soruşturmanın Seyri
Erhan Çelik'in emniyetteki işlemleri sürüyor. Avukatı, müvekkilinin suçsuz olduğunu savunarak "Ölüm doğal bir kalp krizidir. Rahatsızlık önceden de vardı. Bu iddialar asılsız" dedi. Ancak savcılık, bulguların suç işlendiğine işaret ettiğini belirterek adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme, Çelik hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verdi.
Uzmanlar, bu tür vakalarda otopsi raporlarının kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Özdemir, "İlk otopsi raporu yanıltıcı olabilir. İkinci rapor, zehirlenme ve darp bulguları varsa, cinayet ihtimali güçlenir. Ancak kanıtların tamamlanması gerekir" değerlendirmesinde bulundu. Soruşturma kapsamında, Gültekin'in klinikteki bilgisayarı ve telefonu da inceleniyor.
Bu olay, Türkiye'de kadın cinayetlerinin önlenmesi ve sağlık çalışanlarının güvenliği konularında yeniden tartışma başlattı. İstatistiklere göre, her yıl onlarca kadın eşleri veya partnerleri tarafından öldürülüyor. Bu tür davaların takibi ve adaletin sağlanması, toplumsal bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Mahkeme, iddianamenin hazırlanmasını beklerken, kamuoyu adil bir yargılama umudunu koruyor.