Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Kıyıcak Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, mahallelerinin içinden geçen ağır tonajlı kamyonlar nedeniyle günlük yaşamlarının kabusa döndüğünü ifade ediyor. Beton santrali ve taş ocağına ait olduğu öğrenilen kamyonların yol açtığı toz bulutu, gürültü ve titreşim, mahalle sakinlerinin sağlığını ve huzurunu tehdit ediyor. Yurttaşlar, yetkililerden çözüm beklerken, sorunun yıllardır devam etmesi tepkilere yol açıyor.
Mahallelinin Çilesi Bitmiyor
Kıyıcak Mahallesi sakinleri, özellikle sabah saatlerinde başlayan ve akşam geç saatlere kadar süren kamyon trafiğinin yaşam kalitesini düşürdüğünü dile getiriyor. Evlerin camlarını açamadıklarını, balkonlara çıktıklarında toz yutacaklarını belirten vatandaşlar, çamaşırlarını dışarıda kurutamadıklarını, araçlarının sürekli toz içinde kaldığını ifade ediyor. Titreşim nedeniyle evlerinde çatlaklar oluştuğunu öne süren mahalleli, olası bir depremde daha büyük risklerle karşı karşıya olduklarını savunuyor.
Mahalle sakinlerinden emekli madenciler ve ev hanımları, kamyonların çıkardığı gürültünün özellikle çocukların ders çalışmasını ve yaşlıların dinlenmesini imkansız hale getirdiğini söylüyor. Bazı vatandaşlar, geceleri bile kamyon sesleriyle uyuyamadıklarını, bu durumun psikolojik sorunlara yol açtığını aktarıyor. Mahallede oturan bir vatandaş, “Bu kamyonlar adeta mahalleyi esir aldı. Artık dayanacak gücümüz kalmadı” diye konuşuyor.
Yetkililere Çağrı
Kıyıcak Mahallesi Muhtarlığı, konuyla ilgili defalarca Zonguldak Büyükşehir Belediyesi ve Ereğli Belediyesi'ne başvurduklarını ancak somut bir adım atılmadığını aktarıyor. Mahalle sakinleri, alternatif güzergahların kullanılmasını, kamyonların belirli saatlerde mahalleden geçmesinin yasaklanmasını veya hız kesicilerin artırılmasını talep ediyor. Ayrıca beton santrali ve taş ocağının faaliyetlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyorlar.
Çevre mühendisleri, bu tür tesislerin yerleşim yerlerine yakın bölgelerde faaliyet göstermesinin hava kalitesini düşürdüğüne ve insan sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Toz partiküllerinin solunum yolu hastalıklarına, astım ve bronşit gibi rahatsızlıklara yol açabileceğini belirten uzmanlar, yetkililerin gerekli denetimleri yapması gerektiğini vurguluyor.
Mahallelinin Talepleri ve Hukuki Süreç
Kıyıcak Mahallesi sakinleri, konuyu yargıya taşımayı da değerlendiriyor. Topladıkları imzalarla bireysel başvurular yapacaklarını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na şikayette bulunacaklarını ifade ediyorlar. Ayrıca, mahallede daha önce benzer bir girişimde bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını aktaranlar, bu kez daha kararlı olduklarını belirtiyor. Bazı vatandaşlar, kamyonların geçtiği yolun bakımsız olması nedeniyle oluşan çukurlarda araçlarının zarar gördüğünü, bu durumda tazminat hakkı doğduğunu dile getiriyor.
Yerel basına yansıyan haberlerde, daha önce bölgede benzer şikayetlerin gündeme geldiği ancak çözümün sürekli ertelendiği görülüyor. Mahalle sakinleri, artık yetkililerin kendilerini duymasını ve bu sorunu bir an önce çözmesini istiyor. “Biz bu mahallede yaşamaya devam edeceğiz. Bu çile daha ne kadar sürecek?” diye soran sakinler, toplu eylem yapabileceklerinin de sinyalini veriyor.
Bölgesel ve Çevresel Etkiler
Karadeniz Ereğli, sanayi ve madencilik faaliyetlerinin yoğun olduğu bir bölge. Ancak bu faaliyetlerin yerleşim yerlerine etkisi giderek artıyor. Benzer sorunlar, Zonguldak'ın diğer ilçelerinde de yaşanıyor. Maden ocakları ve taş ocaklarının yol açtığı çevresel tahribat, bölge halkının sağlığını ve geçim kaynaklarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, sürdürülebilir bir çevre politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini, bu tür tesislerin çevresel etki değerlendirmesinin titizlikle yapılması gerektiğini vurguluyor.
Yetkililerin, mahalle sakinlerinin taleplerine duyarsız kalmaması, sorunu yerinde inceleyerek çözüm üretmesi bekleniyor. Aksi halde Kıyıcak Mahallesi'ndeki mağduriyetin daha da büyüyeceği ve toplumsal huzursuzluğun artacağı belirtiliyor. Mahallelinin uzun süredir verdiği mücadele, yerel yönetimlerin duyarlılığını test ediyor. Çözümün, hem çevre sağlığı hem de halkın yaşam kalitesini koruyacak şekilde planlı bir şekilde ele alınması gerektiği açık.