Bir önceki gün Cudi'nin zirvesindeydim. Dağın eteklerinde esen rüzgar, Ankara'ya doğru yönelen haberleri fısıldıyordu. Siyaset kulislerinde son haftaların en hararetli konusu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşmesi beklenen kritik görüşme. İddialara göre bu buluşmada masaya yatırılacak sürpriz bir karar var: Suriye'nin kuzeyinde yeni bir güvenli bölge planı.
Görüşmenin Perde Arkası
Edinilen bilgilere göre, Erdoğan ve Trump arasındaki telefon trafiği son haftalarda yoğunlaştı. Beyaz Saray kaynakları, iki liderin özellikle Suriye'deki son gelişmeleri değerlendirdiğini doğruluyor. Trump yönetiminin, Türkiye'nin güney sınırında bir terör koridoru oluşmasına izin vermeyeceğini yinelediği ifade ediliyor. Ancak asıl sürpriz, ABD'nin Fırat'ın doğusundaki YPG'ye desteğini sonlandırması ve Türkiye ile ortak bir operasyon planı üzerinde mutabık kalması olabilir.
Cumhurbaşkanlığı kaynakları, görüşmenin gündeminde yalnızca Suriye değil, Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve Libya'daki son durumun da olacağını belirtiyor. Ancak en kritik başlık, ABD'nin terör örgütü YPG ile bağlarını koparması ve Türkiye'nin sınır güvenliğine yönelik adımlarına yeşil ışık yakması.
Beklentiler ve Olası Etkiler
Uzmanlara göre, bu tür bir sürpriz kararın alınması halinde Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir döneme girilebilir. Görüşme öncesinde Ankara'da yapılan toplantılarda, Türk heyetinin pazarlık masasına eli güçlü oturduğu konuşuluyor. Özellikle Türkiye'nin S-400 savunma sistemleri konusunda geri adım atmaması ve ABD'nin Patriot teklifini kabul etmemesi, müzakerelerin seyrini değiştirebilir. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve vize sorunlarının çözümü gibi konuların da gündeme geleceğini aktarıyor.
Ancak en çok merak edilen, Trump'ın Suriye'den çekilme kararının ardından attığı adımlar. Başkan Trump'ın önceki dönemde Türkiye'ye yönelik 'ekonomik yaptırım' tehditleri ve ardından gelen mektup krizi, ilişkileri germişti. Şimdi ise her iki liderin de ortak çıkarlar etrafında birleşme ihtiyacı duyduğu belirtiliyor. Cudi'deki yalnız dağ başında siyasetin nabzı yükseliyor. Bu görüşmenin, bölgesel dengeleri yeniden şekillendireceği kesin. Zirveden esen rüzgar, Ankara'ya doğru umut mu yoksa kriz mi taşıyor, bunu önümüzdeki günler gösterecek.