Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması beklenen kritik görüşme, Yunan basını tarafından yakından takip ediliyor. Görüşmenin, F-35 programından NATO’nun güvenlik mimarisine, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetinden Ege’deki gerilimlere kadar uzanan geniş bir jeopolitik denklemi etkilemesi bekleniyor. Yunanistan’ı doğrudan ilgilendiren bu yeni denklemin, bölgesel dengeleri değiştirebileceği yorumları yapılıyor.
Görüşmenin Odağında Ne Var?
Erdoğan ve Trump arasındaki telefon ya da yüz yüze görüşmenin, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açması bekleniyor. Özellikle F-35 savaş uçağı programından Türkiye’nin çıkarılması ve yerli savunma sanayii hamleleri, Washington yönetiminde rahatsızlık yaratmıştı. Yunan basını, bu görüşmede F-35’lerin yanı sıra S-400 hava savunma sistemleri ve Türkiye’nin ABD’den talep ettiği F-16 modernizasyon kitlerinin de masaya yatırılacağını öne sürüyor. Ayrıca, Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG’ye yönelik olası Türk askeri operasyonu da gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Yunanistan Neden Endişeli?
Yunanistan, bu görüşmenin Doğu Akdeniz’deki enerji keşifleri ve Ege’deki kıta sahanlığı ihtilafları üzerindeki etkisini yakından izliyor. Atina yönetimi, Beyaz Saray’ın Ankara ile ilişkileri normalleştirme çabalarının, Yunanistan’ın ABD nezdindeki stratejik konumunu zayıflatabileceğinden endişe ediyor. Özellikle ABD’nin Kıbrıs’a uyguladığı silah ambargosunun kısmen kaldırılması ve Yunanistan’a F-35 satışı, Türk tarafında tepkiyle karşılanmıştı. Yunan basını, Erdoğan-Trump görüşmesinin ‘buzdağının sadece görünen kısmı’ olduğunu, asıl pazarlığın NATO’nun geleceği ve bölgesel güvenlik mimarisi üzerine döndüğünü yazıyor.
NATO’daki Denge Arayışı
Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginlik, NATO’nun güney kanadında ciddi bir kriz potansiyeli taşıyor. Erdoğan’ın, Trump yönetimiyle yapacağı görüşmede, NATO müttefikleri arasındaki dayanışmanın altını çizmesi bekleniyor. Ancak Yunanistan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini ‘provokatif’ olarak nitelendiriyor ve ABD’nin daha dengeli bir tutum takınmasını talep ediyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki görüşmelerin, Yunanistan’ın doğrudan dahil olmadığı bir zeminde ilerlemesinin, Atina’da rahatsızlık yarattığını belirtiyor.
Bölgesel Yansımalar
Görüşmenin ardından atılacak adımlar, sadece Türkiye ve Yunanistan’ı değil, Doğu Akdeniz’deki enerji oyunlarını da etkileyecek. Türkiye’nin Mavi Vatan doktrini çerçevesinde Libya ile yaptığı deniz yetki anlaşması, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından tanınmıyor. ABD’nin bu konudaki tutumu kritik önem taşıyor. Ayrıca, Suriye’nin kuzeyinde ABD ile ortak bir yol haritası belirlenmesi, Türkiye’nin terörle mücadele stratejisini doğrudan etkileyecek.
Bağımsız Değerlendirme
Erdoğan-Trump görüşmesi, iki ülke arasındaki karmaşık ilişkilerin sadece bir parçası. Yunanistan’ı doğrudan ilgilendiren bu denklemde, Atina’nın ABD nezdindeki lobi faaliyetlerini artırması bekleniyor. Ancak bölgesel gerçekler, Yunanistan’ın ABD ve NATO içindeki konumunun, Türkiye’nin stratejik önemi karşısında sınırlı olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki haklarını koruma konusundaki kararlılığı ve ABD ile kurulacak yeni diyalog, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Bu gelişmeler, uluslararası toplumun dikkatle izlediği bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.