Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelecek ay Los Angeles'ta oynanacak Türkiye-ABD Dünya Kupası grup maçı öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ile bir görüşme gerçekleştirmek için temaslarda bulunuyor. Bloomberg'in haberine göre, iki liderin spor karşılaşmasını fırsata çevirerek ikili ilişkileri ve ekonomik iş birliğini masaya yatırması bekleniyor. Görüşmenin, ticaret hacmi, savunma sanayii iş birliği ve enerji konularında yeni adımların atılmasına zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.
Maçtan önce zirve
Türkiye ve ABD, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda aynı grupta yer alıyor. Kritik karşılaşma, 12 Haziran'da Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda oynanacak. Erdoğan'ın maçı izlemek üzere ABD'ye gitmesi planlanırken, bu ziyareti Trump'la bir görüşmeyle birleştirmek istediği belirtiliyor. İki liderin, maç öncesinde veya sonrasında bir araya gelerek hem spor diplomasisi hem de stratejik konuları ele alması öngörülüyor. Görüşmenin kesin tarihi ve yeri henüz netleşmiş değil, ancak hazırlıkların hızla ilerlediği kaydediliyor.
Ekonomik boyut ön planda
Bloomberg'in kaynaklarına göre, görüşmenin ana gündem maddelerinden biri Türkiye-ABD arasındaki ticaret hacminin artırılması olacak. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024'te 30 milyar doları aşarken, hedef 100 milyar dolar. Savunma sanayii alanında F-35 savaş uçağı programına Türkiye'nin yeniden dahil edilmesi ve S-400 krizinin aşılması da masada. Ayrıca enerji iş birliği, özellikle doğal gaz ve nükleer enerji konularında atılacak adımlar ele alınacak. Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik Gümrük Tarifeleri ve CAATSA yaptırımlarının etkileri de değerlendirilecek.
Uzmanlar, bu görüşmenin iki ülke arasındaki son dönemde yaşanan gerginlikleri yumuşatma potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Erdoğan'ın, Trump'la kuracağı kişisel diyalogun, Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma gibi konularda ilerleme sağlayabileceği düşünülüyor. Öte yandan, ABD'de başkanlık seçimlerinin yaklaşması, Trump'ın Türkiye ile ilişkilere daha fazla önem vermesine neden olabilir.
Bu gelişme, Türkiye'nin küresel spor etkinliklerini diplomatik bir araç olarak kullanma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Daha önce de 2002 Dünya Kupası'nda Türkiye'nin başarısı, ülkenin uluslararası prestijine katkı sağlamıştı. Şimdi ise sahada alınacak bir galibiyet kadar, iki liderin kuracağı diyaloğun da ekonomik ve siyasi sonuçları merakla bekleniyor.