Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bir araya gelen Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in görüşmesi, küresel diplomaside yeni bir dönemece işaret etti. Rus yetkililer, iki liderin Karadeniz'deki durum ve Ukrayna krizine çözüm için yürütülen müzakerelerin Türkiye'de yapılması ihtimalini ele aldığını doğruladı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov'un açıklamaları, "Türkiye formülü"nün masada olduğunu gösterdi.
Görüşmenin Perde Arkası
Erdoğan ve Putin, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) zirvesi kapsamında Bişkek'te bir araya geldi. Görüşme, iki ülke arasındaki enerji, ticaret ve bölgesel konuların yanı sıra Ukrayna savaşına ilişkin olası bir müzakere zeminini de kapsadı. Rus yetkililer, görüşmede Karadeniz'deki gerginliğin azaltılması ve tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması gibi konuların ele alındığını belirtti. Özellikle Ukrayna krizinin çözümüne yönelik müzakerelerin tarafsız bir ülkede yapılması fikri öne çıktı; bu bağlamda Türkiye'nin adı sıkça telaffuz edildi.
Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem Rusya ile diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. İstanbul'da yapılan ve kesintiye uğrayan müzakereler, tarafların tekrar masaya oturması gerektiği fikrini güçlendirdi. Erdoğan'ın hem Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşmeleri, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü pekiştirdi. Bişkek'teki görüşmede Erdoğan'ın, kalıcı bir barış için yeni bir müzakere süreci başlatılması yönündeki önerisini Putin'e ilettiği bildirildi. Kremlin Sözcüsü Peskov, "Türkiye, her iki tarafın da güvendiği bir ülke. Bu yüzden Türkiye ev sahipliğinde görüşme ihtimali değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı.
Ukrayna tarafı ise daha önce Rusya ile doğrudan müzakerelere kapıyı kapatmış olsa da, Türkiye'nin önerdiği ve uluslararası kamuoyunun da desteklediği yeni bir barış planına sıcak bakabileceği yorumları yapılıyor. Bu planda, savaşın dondurulması, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve bazı toprak tavizleri gibi hassas başlıkların ele alınabileceği konuşuluyor.
Karadeniz'de Yeni Dönem mi?
Tarafların üzerinde durduğu bir diğer önemli konu Karadeniz'deki güvenlik mimarisi. Tahıl koridoru anlaşmasının süresi geçtiğimiz aylarda sona ermiş, Rusya anlaşmayı uzatmayı reddetmişti. Bu durum, küresel gıda fiyatlarını yeniden artırdı ve gelişmekte olan ülkelerde endişe yarattı. Görüşmede, Türkiye'nin arabuluculuğunda yeniden bir tahıl mutabakatına varılabileceği mesajı verildi. Erdoğan'ın bu konudaki kararlılığı, daha önce de Mısır'daki gelişmeler ve Suriye'deki gerilimlerde olduğu gibi kriz yönetiminde aktif bir rol üstlenme isteğini ortaya koydu.
Rus Yetkililerin Açıklamaları
Bişkek görüşmesinin ardından açıklamalarda bulunan bir başka Rus yetkili ise, "Liderler, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak olası bir zirve için zemin yokladı. Görüşme sıcak bir atmosferde geçti ve bölgesel iş birliği imkanları masaya yatırıldı" dedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un da Bişkek'te bulunması, görüşmelerin sadece liderler düzeyinde kalmadığını, diplomatik bürokrasinin de müzakerelere dahil olduğunu gösterdi.
Uzmanlar, Rusya'nın Batı'nın yaptırımları altında ekonomik olarak zorlandığını ve bu nedenle masaya dönmek için sinyaller verdiğini ancak bazı taleplerinden geri adım atmaya yanaşmadığını vurguluyor. Türkiye'nin, NATO üyesi olmasına rağmen Rusya ile iş birliğini sürdürmesi, hem Batı'yı hem de Rusya'yı memnun etmeye çalışan bir denge politikası yürüttüğünü gösteriyor.
Bölgesel İş Birliği ve Enerji Ayağı
Görüşmede ayrıca enerji iş birliği de ele alındı. Türkiye'nin doğal gaz tedarik merkezi olma hedefi ve Rusya'nın bu projeye verdiği destek, iki ülkenin enerji alanındaki stratejik ilişkisini güçlendirdi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ndeki son durum da görüşmede öne çıkan başlıklardan biri oldu. Erdoğan, enerjide karşılıklı bağımlılığın artırılmasının bölgesel istikrara katkı sağlayacağını ifade etti.
Suriye ve Kafkaslar gibi diğer bölgesel konuların da gündeme geldiği görüşmede, liderlerin bu dosyalarda da diyaloğu sürdürme kararı aldığı öğrenildi. Ayrıca, Davutoğlu ve Bahçeli gibi Türk siyasetinin önemli isimleri de konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Ancak Kremlin'den yapılan resmi açıklamada, müzakerelerin uzun vadeli bir yol haritası için atılan ilk adım olduğu, somut bir tarih ve yerin henüz belirlenmediği bilgisi paylaşıldı.
Değerlendirme
Türkiye'nin ev sahipliğinde yeniden bir müzakere süreci başlaması, hem Ukrayna'da akan kanın durması hem de küresel gıda güvenliğinin sağlanması açısından kritik önemde. Ankara'nın, iki tarafın da güvenini kazanmış bir arabulucu olarak öne çıkması, Soğuk Savaş sonrası dönemde bu tür bir krizde Türkiye'nin oynayabileceği yapıcı rolün bir göstergesi. Ancak Rusya'nın taviz vermeye yanaşmaması ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki kararlılığı, müzakerelerin zorlu geçeceğini sinyalliyor. Yine de masanın kurulması, başlı başına bir umut kaynağı.