Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümünde, darbede idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın ailelerini Dolmabahçe Sarayı’nda kabul etti. Kabul, merhum devlet adamlarının demokrasi ve kalkınma anlayışını yaşatmak amacıyla düzenlendi.
Vefa buluşması
Dolmabahçe Sarayı’ndaki kabulde, Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın çocukları ve torunları hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailelerle bir süre sohbet ederek onların hatıralarını dinledi. Erdoğan, konuşmasında demokrasiye sahip çıkmanın önemine vurgu yaparak, “Merhum Menderes ve arkadaşları, bu millete hizmetin bedelini canlarıyla ödedi. Onların mirasına sahip çıkmak hepimizin görevidir” dedi. Kabul, ilk kez bu kapsamda gerçekleşmesi nedeniyle tarihi bir anlam taşıyor.
27 Mayıs darbesi ve sonrası
27 Mayıs 1960’ta askeri müdahale ile görevden uzaklaştırılan Menderes hükümeti, yargılandığı Yassıada yargılamaları sonucunda suçlu bulundu. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, 16-17 Eylül 1961’de idam edildi. İdamlar, Türk siyasi tarihinde derin yaralar açarken, yıllar sonra yapılan hukuki düzenlemelerle Menderes ve arkadaşları itibarları iade edildi. 1990 yılında çıkarılan bir yasayla, isimleri devlet mezarlığına taşındı ve anıt mezarları yapıldı.
Bugün, Menderes ve arkadaşları Türkiye’de demokrasi mücadelesinin sembolleri olarak anılıyor. Her yıl 27 Mayıs’ta çeşitli anma törenleri düzenlenirken, bu yıl Dolmabahçe’deki kabul, devlet nezdinde gösterilen vefanın yeni bir tezahürü olarak değerlendiriliyor.
Buluşma, ailelerin yanı sıra bazı sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşti. Kabulün ardından aileler, Erdoğan’a teşekkür ederek, bu anlamlı günde bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Dolmabahçe Sarayı’ndaki buluşma, siyasi tarihimizdeki bu acı olayın hafızalarda taze kalmasını sağlarken, demokrasi şehitlerine duyulan vefanın da bir göstergesi oldu.
27 Mayıs darbesi, Türkiye’de askeri müdahalelerin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu darbe, demokrasiye vurulan en ağır darbelerden biri olarak tarihe geçti. Menderes ve arkadaşlarının idamı, o dönemde ülkede demokrasi ve hukukun ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Bugün gelinen noktada, bu tür müdahalelerin bir daha yaşanmaması için alınan dersler, demokrasi bilincinin güçlenmesine katkı sağlamıştır.