Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile ayrı ayrı görüştü. Görüşmeler, Türkiye'nin NATO müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir sayfa açma hedefi doğrultusunda gerçekleşti. Zirve, ittifakın genişleme süreci, savunma harcamaları ve bölgesel güvenlik sorunlarına odaklanırken, Erdoğan'ın liderlerle yaptığı ikili temaslarda özellikle Suriye, Doğu Akdeniz ve terörle mücadele konuları masaya yatırıldı.
Erdoğan-Macron görüşmesi: İkili ilişkiler ve bölgesel iş birliği
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron arasındaki görüşmede, Türkiye-Fransa ilişkilerinin yanı sıra NATO'nun geleceği ve Avrupa güvenliği ele alındı. Taraflar, Doğu Akdeniz'deki gerilimin azaltılması ve Libya'da siyasi çözümün desteklenmesi konusunda mutabık kaldı. Erdoğan, terörle mücadelede iş birliğinin önemini vurgularken, Macron da Fransa'nın Türkiye ile diyaloğa açık olduğunu ifade etti. Görüşmede ayrıca, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konuları da gündeme geldi.
Erdoğan-Meloni görüşmesi: Ticaret ve enerji iş birliği
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yapılan görüşmede ise ikili ticaret hacminin artırılması ve enerji alanında iş birliği öne çıktı. Erdoğan ve Meloni, Türkiye ile İtalya arasındaki savunma sanayi iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda mutabık kaldı. Ayrıca, göç yönetimi ve terörle mücadele konularında ortak çalışma kararı alındı. Meloni, İtalya'nın Türkiye'nin AB sürecine verdiği desteği yinelerken, Erdoğan da iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemine dikkat çekti.
NATO Zirvesi'nin bağlamı
NATO Ankara Zirvesi, ittifakın genişleme politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası dönüşen güvenlik mimarisi çerçevesinde önem taşıyor. Zirvede, İsveç ve Finlandiya'nın üyelik süreçleri, savunma harcamalarının artırılması ve ittifakın doğu kanadının güçlendirilmesi gibi konular ele alındı. Erdoğan'ın yaptığı ikili görüşmeler, Türkiye'nin NATO içindeki aktif rolünü ve müttefiklerle ilişkilerini güçlendirme çabasını yansıtıyor.
Bağımsız bir değerlendirmeyle, bu görüşmeler Türkiye'nin hem Batı ittifakı içindeki konumunu pekiştirmek hem de bölgesel krizlerde daha etkin bir oyuncu olmak istediğini gösteriyor. Özellikle Fransa ve İtalya gibi AB'nin kurucu üyeleriyle kurulan bu diyalog, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.