Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım fırsatları ve enerji alanındaki iş birliği konuları ele alındı. Liderlerin, küresel ekonomik belirsizlikler karşısında ortak adımlar atılması konusunda mutabık kaldığı belirtildi.
Görüşmenin ana gündemi: Ekonomik iş birliği
Görüşmede, Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ilişkilerin mevcut durumu ve gelecekteki potansiyeli üzerinde duruldu. Özellikle savunma sanayii, yeşil enerji ve altyapı projelerinde ortak çalışma yapılabileceği ifade edildi. Erdoğan, Türkiye'nin yatırım ortamının iyileştirilmesi ve Fransız şirketlerinin Türkiye'deki faaliyetlerinin desteklenmesi konusundaki kararlılığını yineledi. Macron ise Fransa'nın Türkiye ile dengeli bir ticaret ilişkisi kurma arzusunu dile getirdi. İki lider, önümüzdeki dönemde düzenlenecek ortak ekonomi konseyi toplantılarının önemine dikkat çekti.
Bölgesel ve küresel konular
Liderler, ikili ekonomik konuların yanı sıra bölgesel gelişmeleri de değerlendirdi. Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz'deki durum ele alınırken, bu bölgelerde kalıcı istikrarın sağlanması için uluslararası iş birliğinin artırılması gerektiği vurgulandı. Erdoğan ve Macron, Rusya-Ukrayna savaşının küresel ekonomi üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. Savaşın enerji ve gıda fiyatlarına yansımasının yanı sıra tedarik zincirlerinde yarattığı kesintilere karşı ortak çözümler geliştirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
Türkiye ile Fransa arasındaki diplomatik temaslar, iki ülke arasındaki gerginliklerin ardından son dönemde yeniden ivme kazanmış durumda. 2021 yılında yaşanan söz düellosu ve Doğu Akdeniz'deki gerilim sonrası liderler, diyaloğu sürdürme kararı almıştı. Bugünkü görüşme, bu diyaloğun ekonomik boyuta taşınması açısından önem taşıyor. Fransa, Türkiye'nin en büyük yedinci ticaret ortağı konumunda bulunurken, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2022 yılında 20 milyar doları aşmıştı.
Uzmanlara göre, iki liderin ekonomik iş birliğine odaklanması, siyasi farklılıkların bir kenara bırakıldığına işaret ediyor. Özellikle savunma sanayii ve enerji alanındaki potansiyel ortak projeler, her iki ülke için de kazan-kazan fırsatı sunuyor. Ancak Libya ve Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıkların devam etmesi, bu iş birliğinin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturabilir. Görüşme, iki ülkenin ekonomik çıkarlarını ön plana alarak siyasi sorunları ikinci plana atma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda yapılacak teknik düzeydeki toplantılar, bu dönüşümün ne kadar kalıcı olacağını belirleyecek.