Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Birleşmiş Milletler (BM) reformu ve örgütün yeni genel sekreter seçim sürecine dair önemli mesajlar verdi. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre görüşmede ikili ilişkiler, bölgesel gelişmeler ve uluslararası kurumların etkinliği ele alındı. Erdoğan'ın, BM'nin daha adil, temsili ve etkili bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladığı belirtildi. Görüşme, Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği 'Dünya beşten büyüktür' tezinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
BM reformu neden gündemde?
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısı, özellikle son yıllarda artan küresel krizler karşısında sık sık eleştiriliyor. Türkiye, veto yetkisine sahip beş daimi üyenin dünya nüfusunun önemli bir kısmını temsil etmediğini savunarak kapsamlı bir reform çağrısı yapıyor. Erdoğan'ın Macron ile görüşmesinde bu konuyu yeniden gündeme getirmesi, Fransa'nın da BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olması bakımından ayrı bir önem taşıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un da geçmişte BM reformuna yönelik açıklamaları bulunuyor. İki liderin bu konuda diyalog halinde olması, önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar açısından sinyal olarak yorumlandı.
Yeni genel sekreter süreci ve Türkiye'nin beklentileri
Görüşmenin bir diğer önemli başlığı, BM'nin yeni genel sekreterinin belirlenmesi süreci oldu. Mevcut Genel Sekreter Antonio Guterres'in görev süresinin sona ermesinin ardından başlayacak seçim sürecinde Türkiye, adayların belirlenmesinde şeffaflık ve coğrafi denge ilkelerinin gözetilmesini istiyor. Edinilen bilgilere göre Erdoğan, görüşmede bu sürecin tüm üye ülkelerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Türkiye'nin bölgesel ve küresel barışa katkılarının altını çizdi. Fransa tarafının görüşmede, Türkiye'nin BM içindeki rolüne dair olumlu bir yaklaşım sergilediği öğrenildi.
İkili ilişkilerde yeni dönem arayışı
Telefon görüşmesinde Türkiye-Fransa ilişkileri de kapsamlı şekilde ele alındı. İki NATO müttefiki arasında zaman zaman yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen, ekonomi, savunma ve enerji alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle ticaret hacminin artırılması ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi konusunda mutabakat sağlandığı belirtildi. Görüşmede ayrıca Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz gibi bölgesel dosyalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Erdoğan'ın, Fransa'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecine verdiği desteğin önemine değindiği kaydedildi.
Uzmanlar: Reform çağrısı kritik bir eşikte
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Erdoğan'ın BM reformu vurgusunu, çok taraflı sistemin geleceği açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriyor. Son yıllarda BM Güvenlik Konseyi'nin veto mekanizması nedeniyle birçok krizde etkisiz kaldığı yönündeki eleştiriler artmış durumda. Türkiye'nin bu konudaki ısrarlı tutumu, özellikle Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerinden destek görüyor. Fransa'nın ise reform konusunda daha temkinli bir çizgide olduğu biliniyor. Ancak Macron'un son dönemde yaptığı açıklamalar, Paris'in de statükodan memnun olmadığını gösteriyor. İki lider arasındaki bu diyalog, önümüzdeki süreçte BM reformunun hız kazanabileceği yönünde beklenti oluşturdu.
Arka plan: Türkiye'nin BM reformu mücadelesi
Türkiye, 2000'li yılların başından itibaren BM Güvenlik Konseyi'nin yapısının değiştirilmesi için aktif diplomasi yürütüyor. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2013'teki 'Dünya beşten büyüktür' çıkışı, bu mücadelenin simgesi haline geldi. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto hakkının sınırlandırılması ve konseyin coğrafi temsil dengesinin gözetilmesi çağrısını sürdürüyor. Ayrıca BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamalarda reform yanlısı ülkelerle birlikte hareket ediyor. Fransa ise BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak reform sürecinde kilit bir aktör konumunda. Macron yönetimi, geçmişte veto hakkının kitlesel zulüm durumlarında gönüllü olarak askıya alınması önerisini gündeme getirmişti. Ancak kapsamlı bir reform konusunda üye ülkeler arasında henüz tam bir uzlaşı sağlanamadı.
Erdoğan-Macron görüşmesi, Türkiye'nin BM reformu konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyarken, Fransa gibi önemli bir aktörle diyaloğun sürmesi diplomatik açıdan değerli. Önümüzdeki dönemde BM Genel Kurulu çalışmaları ve yeni genel sekreter seçimi sürecinde bu temasların belirleyici olması bekleniyor.