Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, İslam dünyasının ekonomik potansiyelini harekete geçirmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, 'Müslüman ülkeler olarak ortak değerlerimiz etrafında daha güçlü bir işbirliği tesis etmek zorundayız' dedi.
Küresel ekonomide İslam ülkelerinin rolü
Erdoğan, İslam ülkelerinin küresel ekonomideki payının yüzde 20'nin üzerinde olduğunu ancak bu potansiyelin yeterince kullanılamadığını belirtti. 'İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam gayrisafi yurt içi hasılası 10 trilyon doları aşıyor. Buna rağmen, birbirimizle ticaret hacmimiz sadece yüzde 20 seviyelerinde. Bu oranı yükseltmek zorundayız' ifadelerini kullandı.
İslami finans ve katılım bankacılığı
Zirvede, İslami finansın geliştirilmesi ve katılım bankacılığının yaygınlaştırılması üzerinde duruldu. Erdoğan, 'Türkiye olarak katılım bankacılığında önemli bir mesafe katettik. İstanbul Finans Merkezi projemizle bölgesel bir merkez olmayı hedefliyoruz' dedi.
Adil küresel düzen vurgusu
Cumhurbaşkanı, mevcut küresel ekonomik sistemin adaletsizliklerine dikkat çekerek, 'Gelişmiş ülkelerin dayattığı kurallar, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapıyor. İslam dünyası olarak daha adil bir küresel düzen için sesimizi yükseltmeliyiz' şeklinde konuştu.
Zirveye, birçok ülkeden siyasetçi, iş insanı ve akademisyen katıldı. Etkinlikte, helal ticaret, İslami sigortacılık ve vakıf ekonomisi gibi konular da ele alındı.
İslam ekonomisi, son 20 yılda küresel çapta büyüme gösteren bir alan. İslam Kalkınma Bankası'nın verilerine göre, İslami finans varlıkları 2023 yılı itibarıyla 4 trilyon doları aştı. Türkiye, bu alanda özellikle katılım bankacılığıyla öne çıkarken, Malezya ve Suudi Arabistan gibi ülkeler de sektörün öncüleri arasında yer alıyor. Zirvenin sonuç bildirgesinde, üye ülkeler arasında ticaretin artırılması ve ortak projeler geliştirilmesi çağrısı yapıldı.